7.07.2012

Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri - Belçika

Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri - Belçika
Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri konulu çalıştay ve Belçika'da gençlik daireleri ve ilgili sorunların  değerlendirilmesi
Önemli uyarı:
Bu sayfada yer alan içerik Dünya Hali ekibince Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri Çalıştayı'na katılan Belçika'dan katılımcılarla Türkiye'nin Sesi Radyosu'nda yayınlanmak üzere gerçekleştirilen kayıtlardır. Burada yer alan içerik TRT Dış yayınlar Dairesi Başkanlığı'nın ön izni olmaksızın başka bir ortamda bulundurulamaz, yayınlanamaz, alıntı yapılamaz.
Kaydı dinlemek için bağlantıya tıklayınız.
(Soldan Sağa) Esma Çelik, Birsen Taşpınar,
Emine Karanfil, İpe Erdem, Kısmet Ülgen
Türkiye'nin Sesi Stüdyosunda
Belçika'da gençlik dairelerinin işleyişi...
Türk ailelerin gençlik daireleriyle yaşadığı sorunlar... 

Ailelerin çocuklarını yetiştirirken dikkat etmesi gereken noktalar...
Kültür farklılığının yol açabileceği sorunlar...
Gençlik daireleri neden öcü gibi görülüyor?
Uygulamada kötü niyet var mı?

Sorunun hukuksal çerçevesi nedir?


Birsen Taşpınar (Berchem)
Psikolog/Antropolog
Birsen Taşpınar

Yayından:
"Almanya, Hollanda, Avusturya'dan gençlik daireleriyle yakından ilgili elemanlarla tanıştık, bilgi alışverişinde bulunduk. Avrupa'da bir araya gelemezken Türkiye'de buluştuk. Bu çalıştayın Türkiye'de gerçekleşmesi bizim için çok özel bir durum. Türkiye'ye, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'na teşekkür ediyorum.
Devlet tarafından profesyonellere verilen eğitime değinmek istiyorum. Çok kültürlü bir ortamda profesyonel olarak çalışmak ayrı yetenek gerektiriyor. Globalleşen dünyada göçün gerçekten de hayatımızın içine yerleştiğini görüyoruz. Nereye giderseniz gidin bunu görürsünüz. Göç çok önemli bir unsur. Profesyonellerin bu çok kültürlü ortamda çalışabilmeleri için hassasiyete, yeteneklere sahip olması lazım. Bu konuda verdiğimiz eğitimlerde ön yargıları yıkmaya çalışıyoruz. Aile yapısıyla ilgili önemli ön yargılar olabiliyor. Medyanın Türk ailesi, veya göçmen aileyle ilgili yansıttığı model ile gerçek modeller arasında bazen uçurum olabiliyor. Örneğin namus cinayetleri konusunda ön yargı olduğunu fark ediyoruz. Aile içi şiddetin Belçika'nın yerli halklarında da mevcut olduğunu fark ediyoruz. Türk aileler içindeki şiddetin namus cinayeti ile aynı olduğunu, örtüştüğünü düşünüyorlar."
(Devamı kayıtta)
 Program kaydını dinlemek için tıklayın


Emine Karanfil  (Wondelgem)
Psikolog 
Emine Karanfil

Yayından:
"Bizim çalıştaya davet edilmemizin sebebi Belçika'da çok güzel bir proje yürütmemiz.Yabancı kökenli gençlere ve çocuklara yönelik özel danışmanlık yapmamız.
Çocuk mahkemesi ve gençlik dairesi dediğimiz iki farklı kurumdan yola çıkarak, çocuk aileden uzaklaştırıldıysa dosyalar bize aksettiriliyor. Yollardan birisi koruyucu aile hizmeti.Biz buradan sonra devreye giriyoruz. Elimizden geldiği kadar çocuğu ve yerleştirildiği koruyucu aileyi takip ediyoruz. En az ayda bir defa görüşüyoruz. kendilerine psikolojik, pedagojik konularda yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Flaman bölgesinde bakanlığın altında olan çocuk mahkemesi ve gençlik dairesi ayrı şekilde çalışıyor. Suç (işleyen) veya suça eğilimli (çocukla ilgili) dosya hemen mahkemeye gidiyor. bu durumda zorunlu bir hizmet söz konusu. Bunun yanı sıra, gençlik dairesine akseden dosyalar, ev içinde problemli eğitim durumları diye tanımladığımız durumlarda olan çocukların dosyaları genelde gençlik dairelerine gidiyor."  (Devamı kayıtta)
 Program kaydını dinlemek için tıklayın


Esma Çelik
Türk Dernekler Birliği (Antwerpen)
Esma Çelik

Yayından:
"Sivil toplum kuruluşu olarak işin önleyici kısmında yer alıyoruz. Çocuk koruyucu aileye yerleştirilmeden ne tür hizmetler verilebilir bununla ilgileniyoruz. projeler kapsamında insanlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sağlık, Refah ve Aile Bakanlığı'na bağlı 8 birim var. Ailelerimizin çocuklarının koruyucu ailelere verilmesine gerek kalmadan, işler içinden çıkılmaz hale gelmeden neler yapabiliriz? Sosyal danışmanlık mekanizmaları birçok hizmet veriyor. İnsanlarımız bu kurumlara gitmede, onlara ulaşmada birçok zorluklar yaşıyor. Sivil toplum kuruluşu olarak bu zorlukları aşmada onlara yardımcı oluyoruz."
 Program kaydını dinlemek için tıklayın

Kısmet Ülgen
Avukat (Steenweg)
Kısmet Ülgen


Yayından:
"Belçika'da da her ülkede olduğu gibi, eğer imzaladılarsa, çocuk hakları sözleşmesine dayanıyor. Belçika'da da bu sözleşmeye dayanarak 1965'te çocuk esirgeme yasası çıktı. 2006'da değiştirildi. Çocuklarla ilgili alınacak önlemler çocuk mahkemesi tarafından alınıyor. Korunmaya muhtaç çocuklar varsa da mahkeme dışında gerçekleşir. Sosyal danışmanlık kurumları araya girer. Gönüllü yardımda bulunulur.  Gönüllü yardım çözüm bulamazsa o zaman mahkemeye devredilir. Bu ağın içine girilirse buradan kurtulmak biraz zor oluyor.
Gençlik dairelerinin etkisi de çok büyük. Çocuk mahkemelerinde rapor düzenliyor. Onların tespit ettiği konular, iyi veya kötü, olabilir. Hakim genellikle onların verdiği bilgiye göre karar alıyor." (Devamı kayıtta)
 Program kaydını dinlemek için tıklayın

İlgili kayıtlar:
Teşekkür:
Türkiye'nin Sesi Dünya Hali program ekibi Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri konulu çalıştaydı gerçekleştirildiği Ankara Rixos otel'de  kendisine ayrılan mekanda Almanya, Hollanda'dan gelen katılımcılarla ve Türkiye'nin Sesi OR-AN Stüdyolarında Belçika'dan gelen katılımcılarla gençlik daireleri ve ilgili sorunları konuştu.   Sorunun daha iyi anlaşılabilmesine, yanlış bilinenlerin düzeltilmesine ve dinleyici ve okurlarına daha fazla bilgi ulaştırılmasına katkıda bulunması dileğiyle.
Yayın ekibimize bu kayıtları gerçekleştirmesi için en başından itibaren yardımcı olan Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'na ve özellikle Basın Müşavirliği çalışanlarına teşekkür ediyoruz.

6.07.2012

Dünya Hali - 06 Temmuz 2012

Belçika'da Türkçe öğretimi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Rize’de düzenlenen Türkçe öğretim semineri bağlamında genel olarak Belçika Türk toplumunun eğitim ve anadil eğitimiyle ilgili olarak yaşadıkları sorunları

Günnur Karataş
Öğretmen


Yayından:
Günnur Karataş
" İlk çalışmalarım Açev'in çalışmalarıyla başladı.Sonra okullarımızda çalışmaya başladık.Göçmen çocukların eğitim durumlarının tespitleriyle eğitim de geri kalmaları ilk okulda sene kayıpları daha sonra ilk okullarda başarılı olamayıp meslek okullara göndermeleri veya engelli özel okullara gönderilmeleri ve devletin çözüm politikalarının hedeflediği amaçlara ulaşamaması nedeniyle Ayşe işçinin önderliğinde yani proje başkanı Ayşe işçinin önderliğinde ana dil projesini başlattık.4 yıldır bu proje sürmektedir.Bu bir pilot projedir yabancı öğrencilerinin daha çok olduğu okullardır. Burada anadilini bir köprü gibi kullanarak Flamancayı destekleyip daha iyi öğrenmeleri amacıyla böyle bir adım attık.2 kontrol okulumuz ve 4 pilot proje okulumuz var her yıl çocuklar sınavlardan geçiriliyor. Ana okuldan başlayıp ilkokul 3'e kadar takip ediyoruz.Haftada 6 saat Türkçe 
 diğer saatlerde Flamanca dil ile eğitim görüyorlar. Bu şekilde de Flamanca' yı daha iyi öğreniyorlar  Flamancayı öğrenmede Türkçe' yi bir köprü olarak görüyorlar. Türkçe derslerine veliler imza atarsa benim çocuğum Türkçe dersi görsün diyorsa 3.sınıfa kadar Türkçe eğitim görüyorlar. Ana dili farklı olan çocukların aralarında kendi dillerine konuşması yasak bu şekilde de çocuklar anadillerine konuşamaması kendisini kötü hissediyor. Arkadaşları arasında lakap bile takıyorlar , yasaklıyorlar. Veliler önce çocukların ana dillerini öğrenmesini çocuklarının başarılı olmasını istiyor. projemizden haber veliler birbirlerini etkiliyorlar. Türkçe bakımından da en büyük reklam kendi aralarında birbirlerini haber ederek oluyor. Ders saatleri içeresinde Türkçe eğitim alıyorlar. Bu sadece pilot bir proje bu şekilde başarılar oldukça da dalga dalga yayılacak. "

Öznur Özçelik
Öğretmen

Yayından
Öznur Özçelik
"Belçika'da ki eğitim sistemini şöyle özetleyeyim size 3 yıl ana okul sistemi var. 3 yaştan itibaren çocuklar okula alınıyor. İlk okul 6 yıllık ortaokulla , lise ayrım yapılmıyor.Başarılı çocuklar tamamen genel lisede eğitime başlıyor notları düşerse teknik sonrada meslek liselere düşebiliyor. Sorunlar burada başlıyor yanlış yönlendirmeden dolayı bundan sonra ek yıl okuma mecburiyeti oluyor oda kolay olmuyor üniversiteye girebilmek için ondan sonrada itici geldiği için okullarını bırakıyorlar. Belçika'da eğitimde olarak farklılıklar gösteriliyor.''

Prof. Dr. Şefik Yaşar
Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, 
İlköğretim Bölümü Başkanı

Yayından:
"Bugün yapılandırmacı öğretim uygulamaları bağlamında Avrupa'dan gelen öğretmen arkadaşlarımıza  bilgilendirme çalışması yaptık. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve orada görev yapan öğretmen arkadaşlara yapılandırmacı öğretim nedir ? Bu yapılandırıcı öğretim bağlamında çıkan öğretim uygulamaları nedir? Onları vermeye çalıştık. Avrupa'nın değişik yerlerde görev yapan ve Türk çocuklarına , Türkçe öğretim yapan arkadaşlarımızın mesleki eğitimlerini geliştirmeye yönelik eğitimler yaptık ve Avrupa'daki çocuklarımıza daha iyi eğitim verecekler burada öğrendikleriyle.Bizim burada yaptığımız programlar daha çok Avrupa ülkelerindeki öğretmenlerimizin ihtiyaçları şunlar şunlar olabilir ilgileri şöyle olabilir diye bizim daha çok bulgulara dayanarak hazırladığımız programlar bunlar. Yani gerçek söylenmesi gerekirse araştırmaya dayalı olarak olması gerekir. Burada ki eğitimcilerimiz bizim bu ihtiyaçlarımızı giderecek eğitim veremez misiniz diyorlar haklı olarak. Ben kendi açımdan yapılandırıcı anlatım nedir ? Eğitim olarak vermeye çalıştım. Arkadaşlarımız Avrupa'da çocuklarımıza MEB adına Türkçe eğitim vererek anlar. Biz bu öğretmenlerimiz Türkçe eğitimi konusunda ne kadar iyi yetiştirirsek o kadar iyi katkıda bulunmuş oluruz. Arkadaşlarımız eğitim arkadaşlarımızın sorunları dinleyince farklı sorunlar oluyor ama formasyonu yok örnek bir makine mühendisi Finlandiya' da , Türkçe eğitimi veriyor bu arkadaşlarımıza Türkçe eğitim formasyonu verilmeli. böle olanlar saptanmalı ve eğitim daha iyi , daha içeriği iyi olabilmesi için eğitim verilmeli. Arkadaşlarımız eğitim konusunda istekli ama MEB bu arkadaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılasın bunu yapabilir Milli Eğitim Bakanlığımız. İsteklerini karşılamalı. "

Mete Atay
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı


"Türkçe, dersi Almanya'da 1967 yılından itibaren girmiş durumda. Bu derslerin değişik süreçlerini değerlendirmeye çalıştık MEB Türkçe ve Türk Kültürü dersleri olarak adlandırıyorlar. Fakat Almanlar bu derslere farklı isimler taktılar. Başlangıçta Türkçe dersi dediler daha sonra anadili Almanca dediler daha sonra tamamlama dersi olarak dendi daha daha sonra da köken dili olarak literatüre böyle geçirdiler.Almanya bu dersleri verilmesinde olumlu süreçler geçirdiler. En olumsuz şeyi İngiltere 'de duyduk ama diğer ülkelerde çok olumlu olması bizleri mutlu etti. Almanya'da veli inisiyatifi var aralarında kurdular. Bunu Avrupa dışına ne kadar taşırlarsa o kadar başarı oranı var.   Avrupa 2da ki veli grupları ne kadar güçlendi ise okullarda o kadar başarı sağlanıyor.Veli dernekler isterse programı değiştirebiliyor bu olanağı çocuklarına da sağlanabiliyor. Sonuçlara bakınca da gelinen noktadan ben çok mutluyum.  Bizim amacımız göçmen çocuklarımız dillerinin geliştirilmesi. Türkçe dersleri sorun gibi gösteriliyor.  Böle olmamalı çünkü Avrupa'nın ülkelerinde  3 , 4 dil biliyorlar bizim çocuklarımız neden bilmesin kendi ana dililini de diğer dili de."

Yrd. Doç. Dr. Cem Babadoğan
Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi
   Yayından:
"Rize'de bildiğim kadarıyla ilk defa yapılıyor. Çok önemli bir çaba olduğunu biliyoruz.Çok nitelikli bir eğitim programı çok değerli arkadaşlarımız katılıyor. Tabi ki birleştirilmiş sınıflardan eğitim çok önemli sadece Türk çocukları  yer almıyor değişik kültürlerden çocuklar yer alıyor."

Program kaydını dinlemek için tıkla:

5.07.2012

Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri - Hollanda

Gençlik Daireleri ve 
Türk Aileleri - Hollanda


Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri konulu çalıştay ve Hollanda'da gençlik daireleri ve ilgili sorunların  değerlendirilmesi


Kaydı dinlemek için sayfanın altında yer alan bağlantıya tıklayınız.
Önemli uyarı:
Dünya Hali ekibince Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri Çalıştayı'nda Türkiye'nin Sesi Radyosu'nda yayınlanmak üzere gerçekleştirilen kayıtlardır. Burada yer alan içerik TRT Dış yayınlar Dairesi Başkanlığı'nın ön izni olmaksızın başka bir ortamda bulundurulamaz, yayınlanamaz, alıntı yapılamaz.


Hollanda'da gençlik dairelerinin işleyişi, Türk ailelerin gençlik daireleriyle yaşadığı sorunlar... 

Ailelerin çocuklarını yetiştirirken dikkat etmesi gereken noktalar...
Kültür farklılığının yol açabileceği sorunlar...
Gençlik daireleri neden öcü gibi görülüyor?
Uygulamada kötü niyet var mı?

Konun hukuk açısından değerlendirilmesi...

Ertuğrul Gültekin
Hollanda Türkler için Danışma Kurulu
Ertuğrul Gültekin - İpek Erdem
Yayından:
"Çalıştay bizim için çok verimli geçti, Hollanda'dan gelen ama birbirini tanımayan insanları bir araya getirdi.
(Basına yansıyan bir çocuğun lezbiyen bir aileye verilmesi haberi ile ilgili olarak) Şüphesiz doğruluk payı vardır, ama bu olayın bir nedeni de vardır. Özellikle Hollanda'da sorunlardan birisi Türk toplumu içinde Türk ailelerden koruyucu aile bulunamaması. Eğer Türk aileler içinden koruyucu aile çıkarılamıyorsa, Hollanda'da yasal olarak mümkün olan lezbiyen bir çifte de verilmesi mümkün. Lezbiyenlerin evliliği yasal bir çerçevede. Olayın bir bu boyutu var." (Devamı kayıtta)

Gülay Karadurmuş
Psikolojik Danışman ve Rehber

Yayından:
Gülay Karadurmuş
"Bu konu ilk defa ciddi olarak ele alındı. Türkiye Cumhuriyeti bu konuya sahip çıktı. Birbirimizi tam olarak tanımıyorduk. Bir başlangıç oldu.

(Bir çocuğun lezbiyen bir aileye verilmesi haberi ile ilgili olarak) Çocuğun menfaati ön planda. Bir ikilem yaşanıyor, o da çocuğun menfaati hangisinde? Çocuk 2004 yılında alınmıştı. O zaman 5-6 aylık bir bebekti. Şu anda 8 yaşında. Eve ne zaman döneceği muamma. 12 yaşında, sanırım, çocukla konuştuktan sonra belki eve dönme ihtimali var. Psikolojik olarak şunu sorabiliriz. Çocuk 20 yaşına geldikten sonra (bu süreç çocukta) neler yarattı. Lezbiyen ailede büyüdüğünden dolayı neler yaşandı veya 12 yaşından sonra (kendi ailesine) döndükten sonra neler yaşandı? Yirmi yıldan sonra ancak bir analiz yapılabiliyor..."
(Devamı kayıtta)

Nazmi Türkkol  (Amsterdam)
Avukat
Yayından:
Nazmi Türkkol
"İki düşünce var Hollanda'da. Bir çocuk mecbur kalarak anne babadan alındığı zaman. yurtta mı kalacak yoksa koruyucu aileye mi gidecek? Hollanda'da şimdiye kadar teori küçük çocuklar direk koruyucu aileye gitmesiydi. Şefkata ilgiye ihtiyacı vardır. Kendisini koruyamaz. Fakat bu ne demek oluyor? Hollanda teorisinde hedef çocuğun ruhsal ve bedensel gelişmesini engelleyen veya tehdit eden konumlar  kalktıktan sonra çocuğun anne babaya geri verilmesiydi. hedef bu. Fakat 3-5 aylık çocuğu aileden alıp koruyucu aileye verdiğinde, bir sene sonra, üç sene sonra çocuğun durumu ne oluyor? Çocuk neye alıştı. Bu Hollanda'da büyük bir tartışma. Sadece Türkler için değil. (Bir çocuğun lezbiyen bir aileye verilmesi haberi ile ilgili olarak) Olay 2004'te oldu. Şu an biz 2012'deyiz. Bu kadar sene sonra bu çocuğun menfaatine mi geri dönmek? Türkçe bilmiyor bu çocuk. Annesiyle nasıl iletişim kuracak? Bunlar hukuki olarak da bir sorun. Çünkü Hakim diyor ki anneye, 'kendini çocuğu alabilecek duruma getir, vereyim' diyor. Hakim, ille de lezbiyen ailede kalsın demiyor. Çocuk devir alınırken en az rahatsızlık nasıl olur, onu bulalım diyor..."
(Devamı kayıtta)

Ayhan Tonca 
Hollanda Türk İslam Dernekleri
Federasyonu Başkanı

Yayından
"Hollanda'da bu konuyla ilgilenen arkadaşlar bireysel çalışıyorlardı. Bu çalıştay sayesinde biraraya geldiler. Asgari müşterekte çalışmanın yollarını aramak bizim için çok olumlu bir gelişme.
(Basına yansıyan bir çocuğun lezbiyen bir aileye verilmesi haberi ile ilgili olarak) Bireysel bir olay olmakla birlikte üzücü bir olay. O aile bize başvurdu. İşin bu noktaya gelmesinin sebebi bilgi eksikliği, bir hata. Hukuki süreçteki bilinçsiz bir hareket.


Buradan çıkartacağımız ders, o ile için üzücü olsa da, Hollanda aile kavramı bizim kültürümüzdeki gibi bir aile kavramı değil. İnsanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımızı bu hukuki süreçle ilgili bilgilendirmemiz gerekiyor.
Ders çıkaracağımız ikinci bir konu basının rolü. Bir süreç içerisinde basının aileyi hedef alması aileyi tamamen kapatıyor..."
(Devamı kayıtta)

Kaydı dinle: Ertuğrul Gültekin, Gülay Karadurmuş, Nazmi Türkkol, Ayhan Tonca  

İlgili kayıtlar:




Teşekkür:
Türkiye'nin Sesi Dünya Hali program ekibi Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri konulu çalıştaydı gerçekleştirildiği Ankara Rixos otel'de  kendisine ayrılan mekanda Almanya, Hollanda'dan gelen katılımcılarla ve Türkiye'nin Sesi OR-AN Stüdyolarında Belçika'dan gelen katılımcılarla gençlik daireleri ve ilgili sorunları konuştu.   Sorunun daha iyi anlaşılabilmesine, yanlış bilinenlerin düzeltilmesine ve dinleyici ve okurlarına daha fazla bilgi ulaştırılmasına katkıda bulunması dileğiyle.
Yayın ekibimize bu kayıtları gerçekleştirmesi için en başından itibaren yardımcı olan Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'na ve özellikle Basın Müşavirliği çalışanlarına teşekkür ediyoruz.

Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri - Almanya

Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri - Almanya
Önemli uyarı:
Dünya Hali ekibince Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri Çalıştayı'nda Türkiye'nin Sesi Radyosu'nda yayınlanmak üzere gerçekleştirilen kayıtlardır. Burada yer alan içerik TRT Dış yayınlar Dairesi Başkanlığı'nın ön izni olmaksızın başka bir ortamda bulundurulamaz, yayınlanamaz, alıntı yapılamaz.


Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri konulu çalıştay ve Almanya'da gençlik daireleri ve ilgili sorunların  değerlendirilmesi









Kemal Yurtnaç
Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba topluluklar Başkanı


Yayından:
     "Gençlik dairelerine Türkiye'de ki oturan kavram eski çocuk esirgeme kurumudur.Biz göreve başladığımızdan itibaren çocuk esirgeme kurumlarıyla ilgilenmek için bir çalıştay kurduk.Bizim başkanlık olarak koordinatörlük olarak görevimiz var bu nedir, sorunlara tespit edip ilgililere götürüp servis etmek.
    Oturumlarla ilgili amaçlanan birçok ülkede farklı yapılanma var bunların hukuki alt yapı temeli nedir? Bu aileleri hangi şartlarda çocukları alıyorlar ? Ortada bir sorun varsa bu sorunla ilgili ailelerimizi eğitmek. Cebir,şiddet veya kötü muamele hiçbir zaman eğitim değildir.Bu kolaycı bir yoldur. Böle aileleri eğitmemiz mutlaka lazım. Bu ailelerin eğitmenin yolları nedir bunlar burada tartışılacak.Türkiye'de ki kurumlarda alıyor ailelerinden çocukları birinci dereceden bakımlardan başlasın.Türkler bakıcı aileler olurlarsa bunun maddi bir getirisi de var.Bakıcı aileleri verilen ücretler var, burada mesele toplumun sorunlara sahip çıkmasını sağlamak bu tür farkındalıkları oluşturmak.Milletimizin bir ferdini işte bunlar cebir ve şiddetle eğitimini bu eğitimin çok kötü olduğunu söylüyorum.Böle bir şey yok çünkü.Bu yargı bizim milletimiz için çok kötü bir yargı.Bunları hukuken takip ettireceğiz.Devlet denilen aygıt insanların isteklerine azami derecede cevap veren aygıttır.Yani toplumdaki en mağdur en mazlum insanları mutlu edebiliyorsanız siz o kadar iyi bir devletsiniz.Herkes çocuklarına iyi davranacaklar birbirlerine sahip çıksınlar."
Kemal Yurtnaç'ı Dinle


Kamil Altay (Almanya)
Umut yıldızı Derneği Başkanı
Yayından:
  " Almanya'da ki Gençlik dairelerinin,Türk çocukları konusunda haksız uygulamalar yaptırımlara gidildiği konusunda söylemeler vardı oysa biz bunları yasalar çerçevesinde çalışması gerektiğini savunucusu ve uygulanması istediğimiz bir derneğiz.Ailenizde Bana Yer Var mı adı altında bir proje geliştirdik
   Herkes için çalışıyoruz ırk , dil , yapı gözetmeksizin gerek Alman olsun gerek İngiliz olsun fark etmiyor.Çocuklara cinsel istismar yada şiddet gösteriyorlar.Bu konuların net istatistiklerini açıklasınlar bende yakalarını bırakayım."


Kamil Aydın'ı dinle:


Fatoş Aytulun (Köln)
Köln Belediyesi
Sosyal Hizmetler Uzmanı


Yayından:
     "Almanya'da Türklerin çocukları Gençlik Daireleri tarafında yurtlara yada çocuk esirgeme kurumlarına yerleştiriliyor,ona çözüm aranması için biz burada bulunuyoruz.Ben Almanya'da Kölhn belediyesinde çalışıyorum ve Gençlik esirgeme kurumlarından sorumluyum dolasıyla benim bu konuda çok katkım olacağına inanarak buraya geldim.Almanya'da standartlar , yasalar var onları uyguluyoruz."

Ertunç Deniz (Hemer)
Hemer Belediyesi 
Gençlik Dairesi Müdürü
Yayından:
" Artık yardım eden bir kuruluş olarak görünmeyi istiyorum.Sadece Türklere özgü bir sorun değil Almanlara da uygulanıyor.Haksızlık yapılıyor.Bir çocuğun  yurda yerleşmesi için 3500 dolardan başlayıp 9000 euro kadar maliyeti vardır.Bizim temel amacımız aileler huzur içinde o hizmeti yaşayabilmesi için."


Mürvet Yüksel-Karakoç (Lüdenscheid)
Terapist


Yayından:
"Sosyal pedagoji aile danışmanlığı aile yardımı ve aile terapisti yapıyoruz.Gençlik dairelerin ilk önce aileyi bütün tutmak için sosyal pedagoji aile terapisti aile danışmanı eğitim danışmanı sunuluyor ondan sonra bakılıyor bu süreç 6 aydan iki yıla kadar sürüyor.Belirli durumlarda tabi ki çocuk alınması gerekiyor bu durumlar babaların çocuklarına işkence , şiddet gösteriyor o durumlarda aileden alınıyor.Gençlik ailelerin çocukları alabilmesi çok pahalı bir duruma geliyor gençlik daireleri için."
Fatoş Aytulun, Nermin Yumurtacı, Ertunç Deniz, Mürvet Yüksel-Karakoç'u dinle

Nermin Yumurtacı (Köln)
Sosyal Hizmet Uzmanı
 Yayından:
   "Aile Gençlik Dairesi çok eğitimli çok kültürlü çalışması gerekiyor.Çok yetenekte gerektiriyor bu çok önemli.Çocukların hayati ve psikolojik tehlikesini hissettiğim zaman Gençlik dairelerine bildirmek zorundayım.Bunları da uygularken genelde aileleri ikna etmeye çalışıyorum.Gençlik Dairesi de biliyor çocukların kendilerini en olumlu şekilde aile içerisinde gerçekleşiyor.Biz kurumlar içerisinde arabulucuyuz."


İlgili kayıtlar:



Teşekkür:

Türkiye'nin Sesi Dünya Hali program ekibi Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri konulu çalıştaydı gerçekleştirildiği Ankara Rixos otel'de  kendisine ayrılan mekanda Almanya, Hollanda'dan gelen katılımcılarla ve Türkiye'nin Sesi OR-AN Stüdyolarında Belçika'dan gelen katılımcılarla gençlik daireleri ve ilgili sorunları konuştu.   Sorunun daha iyi anlaşılabilmesine, yanlış bilinenlerin düzeltilmesine ve dinleyici ve okurlarına daha fazla bilgi ulaştırılmasına katkıda bulunması dileğiyle.
Yayın ekibimize bu kayıtları gerçekleştirmesi için en başından itibaren yardımcı olan Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'na ve özellikle Basın Müşavirliği çalışanlarına teşekkür ediyoruz.

4.07.2012

Dünya Hali -04 Temmuz 2012

Avusturya'da Türkçe öğretimi
Programın kaydını dinlemek için lütfen sayfa altındaki bağlantıya tıklayın.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Rize’de Türkçe öğretim semineri bağlamında genel olarak Avrupa’da ve Avusturya’da Türk toplumunun eğitim ve anadil eğitimiyle ilgili olarak yaşadıkları sorunları

Özlem DÖNMEZ
Milli Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü temsilcisi

Yayından:
"Bu seminerler 4 yıldır yapılıyor. Biraz da gelen taleplere bağlı. Anadilde eğitim konusunda kitaplar yazılmaya çalışılıyor. Okullara materyal sağlanmaya çalışılıyor.
Ülkelere kontenjan tanıyoruz ve yurtdışı temsilciliklerimize duyuruyoruz. Katılım talebinde buluna öğretmenlerimiz dış temsilciliklerimize başvuruyor. En önemli etke, öğretmenlerimizin mahallen atanmış olmaları ve Türktçxe anadil öğretmeni olmaları."

İlkay Yılmaz (Avusturya)
Öğretmen 


Yayından:
"Avusturya'da ilk Türkçe öğretimi başladığında çok büyük zorluklarla karşılaşılmış. 
Şu anda Türkçe öğretmenliği yapan öğretmenlere büyük kolaylıklar sağlanmış durumda.
Avusturya'nın eyaletlerinde Türkçe öğr. farklılık gösteriyor. Viyana'da Türkçe öğretimi zorunlu. 
Türkçe dersleri lisede verilmeye başlandı. Lisede çalışan arkadaşlarımız.
Çocuklardın Türkçe öğrenmeleri çok önemli. Kendilerini daha iyi ifade ediyorlar.

Celil ALANKAYA (Avusturya)
Öğretmen

Yayından:
"Uygulama alanında yalnız kalıyoruz. Om-kullarda sınıf, kitap, kayıp meselesi var. Ailelerin isteğine bırakılmış. Ailelerin bilinçlendirilmesi lazım.
Eğitim ve öğretime başlamak için hazırlamamız gereken ortamı hazırlarken çok sıkıntı çekiyoruz. Tabi iyi tarafları da var ama yetersiz olan tarafları çok fazla.
Öğretmenler olarak bizim üzerimizden alınması gereken çok görev var. Bizi çocuklarla baş başa bıraksınlar.
İlköğretimde seçmeli, isteğe bağlı bir not sistemi var. Başka okullara geçişlerde Türkçe dersinden alınan not dikkate alınmıyor.
Ders programının dışında kalıyor. Çocuk normal derslerini bitirdikten sonra ek ders olarak Türkçeyi alması gerekiyor. Bir kere Türkçe'nin zorunlu ders olması gerekiyor.

Mete Atay
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı


Karşılıklı olarak birbirimizi bilgilendirmemiz gerekiyor. Sadece Bakanlığın yapamayacağı, Avrupa'daki öğretmenlerin de bilgi vermesi gerekiyor.





Prof. Dr. İsmail GÜVEN
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi


"MEB'na çok iş düşüyor. 
Türkçe öğretiminde yaşanan genel sorunlar neler.




Daha fazlasını dinlemek için tıklayın: 

3.07.2012

Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri


Gençlik Daireleri 
ve Türk Aileleri Çalıştayı

T.C. Başbakanlık Yurtdışı türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'ndan alınan bilgiye göre Avrupa'daki Türk ailelerinin Gençlik Daireleriyle yaşadıkları sorunların ele alınacağı "Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri Çalıştayı", 4-5 Temmuz 2012 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Gençlik Dairelerinin Türk ailelerine yönelik bazı uygulamaları, vatandaşlarımızın dile getirdikleri önemli sorunlardandır. Başkanlığımızca 4-5 Temmuz 2012 tarihlerinde Ankara'da, Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika ve Norveç'te Gençlik Daireleri konusunun ilgili uzmanlarla birlikte ele alınacağı Gençlik Daireleri Çalıştayı düzenlenecek.

Düzenlenecek çalıştayda Gençlik Daireleri yasal çerçevesi ve mevzuatı, mahkeme uygulama ve kararları, Gençlik Dairesi ve Türk aileleri konularının işlenmesi öngörülüyor. Programda ayrıca hukuki süreçte yöntemler, ülkelerdeki sivil duyarlılık ve sosyal danışmanlık mekanizmaları irdelenecek, koruyucu aile ve yurt konusundaki imkanlar üzerinde durulacak.

2.07.2012

Dünya Hali- 02 Temmuz 2012


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Rize’de düzenlenen Türkçe öğretim semineri bağlamında yurtdışındaki Türk toplumunun genelde eğitim ve anadil eğitimiyle ilgili olarak yaşadıkları sorunları

Saffet Yıldırım
Rize İl Milli Eğitim Müdürü
Yayından:
"Bu seminerimizi  muhatapları Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın çocuklarına Türkçe öğreten mahallinden atanmış öğretmenler yani yaşadıkları ülkenin vatandaşı olan aynı zamanda yaşadıkları ülkenin eğitim bakanlıklarında resmi görevli olarak çalışan öğretmenler bunlar. 

Özellikle bu öğretmenlerimize yönelik Türkçe öğretimi semineri organize etti Milli Eğitim Bakanlığımız. Bu yıl 4.'sü düzenleniyor. Bu sene yapılacak etkinliğe yaklaşık 30 öğretmenimiz katılacak Avrupa'nın farklı ülkelerinden. Bu öğretmenlerimiz yaklaşık 10 gün sureyle değişik üniversitelerimizin akademisyenlerinden dil öğrenme metotları ile ilgili bir seminer alacaklar. 
Öğretmenlerimiz özellikle soydaşlarımıza ve yurt dışındaki Türk vatandaşlarına Türkçeyi  öğretme konusunda gayret gösteren mahallinden atanmış öğretmenler.

Yurt dışındaki Türk çocuklarına Türkçe öğretimi başlığımız var.
Birleştirilmiş sınıflarda öğretim uygulamaları, problem davranışlarının yönetimi yurt dışında Türkçe ve Türk çocuklarının geleceği , Türkçe öğretiminde yeni yaklaşımlar iki dilde eğitim ve iki dilde hazırlanan ders kitaplarıyla alakalı değerli akademisyen hocalarımız farklı üniversitelerden sunumlar yapacaklar.
Hükumetimizin de gerekli girişimlerde bulunarak ilgili ülkelerde vatandaşlarımızın resmi okullarda ki ders saatlerinin arttırılması konusunda girişimlerde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Öğretmenlerimizle bizzat uygulamada yaşadıkları sıkıntıları ve bunların çözüm yolları üzerinde fikir paylaşımında bulunacağız.'' 
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı

Yayında:
Biz de bir yıldan beri bu günü bekliyorduk. Bu yıl 4.'nü gerçekleştirdiğimizin programın çok verimli olduğunu ve bir kaç yıldan beri arkadaşlarımızın bütün öğretim yılı içerisinde buradan öğrendikleri yada buradan aldıkları kendi bazı metotları kendi okullarında çevrelerinde yada ülkelerinde uyguladıklarını görüyoruz.Bilinçli anne ve babalar çocuklarının ana dillerini öğrenmesi için arkalarına düşüyorlar bu derslerin verilmesi için oradaki eğitim bakanlıklarına baskı yapıyorlar  eğer derslerde verimsizlik varsa bu derslerin daha verimli olabilmesi için anne , baba çocuklarına destek oluyor ders saatlerinin çoğaltılması için ayrıca baskı grubu oluşturuyorlar kendileri veli dernekleri kuruyorlar veli dernekleri yoluyla da bu derslerin daha verimli daha  kaliteli ve daha çok sayıda çocuklarına ulaştırılması için büyük çaba içerisine giriyorlar ama buda tabi her şeyden önce ana dil bilinci sevgisiyle oluyor eğer bu ikisi eksik olursa o zaman sahip çıkma durumu ortadan kalkıyor.Bu programın da bu Rize'de ki çalışmanın da ben çok yararlı olacağını düşünüyorum.Bu çalışmaların amacına ulaştığına inanıyorum.Şu anda öğretmen sayısı 33 , 34 civarında olması gerekiyor ama sayının dahada artacağına çünkü bu ani olduğu için gelmeleri gecikebiliyor , tabi bunun Rize'de olmasının da etkisi var arkadaşlarımızın bazıları henüz gelemediler fakat bugün  tamamlanacak'' 
Mete Atay, Fahri Temizyürek, Cem Babadoğan  ve İsmail Güven'i dinle:

Yrd. Doç. Dr. Fahri Temizyürek
Gazi Üniversitesi
Gazi Eğitim Fakültesi
Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi
Yayından:
''Periyodik çalışmanın bir ürünü öncesinde de yapılmış seminerlerin halkası.   
Hiç şüphesiz yurt dışındaki öğretmenlerimizin açısından çok yararlı çalışma.
Yeni eğitim ve öğretim metotlarından hareketle Türkçe öğretiminde nasıl mesafe kat edebiliriz karşılaştığımız sorunları nasıl ortadan kaldırabiliriz sorusunun cevabını arıyoruz.buda mesleki açıdan da ciddi bir tecrübe elde etmemize vesile oluyor.Hazır buluşçuluk başarıda son derce önemlidir.Ülkelerin programları , eğitim ortamları , ders saat süreleri burada etken unsurdur.Bazı ülkelerde ders saati diğer ülkelerle mukayese edildiğinde daha fazla şimdi orada uygulayacağımız metodolojiyle eksik olan ülkelerde uygulayacağımız metodoloji hiç şüphesiz farklı olacaktır.Dil öğretiminde ders materyallerin son derece önemlidir.                                                                                                                    Bulunduğumuz bölgeye göre değişir sorunlarımız , yabancılara Türkçe öğretimi dediğimiz zaman son derece genel ifade biz hedef kitlemizi bölgelere göre değerlendiriyoruz.''
Yrd. Doç. Dr. Cem BABADOĞAN
Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı









Prof. Dr. İsmail GÜVEN
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi