Cem BABADOĞAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cem BABADOĞAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.07.2012

Dünya Hali- 02 Temmuz 2012


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Rize’de düzenlenen Türkçe öğretim semineri bağlamında yurtdışındaki Türk toplumunun genelde eğitim ve anadil eğitimiyle ilgili olarak yaşadıkları sorunları

Saffet Yıldırım
Rize İl Milli Eğitim Müdürü
Yayından:
"Bu seminerimizi  muhatapları Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın çocuklarına Türkçe öğreten mahallinden atanmış öğretmenler yani yaşadıkları ülkenin vatandaşı olan aynı zamanda yaşadıkları ülkenin eğitim bakanlıklarında resmi görevli olarak çalışan öğretmenler bunlar. 

Özellikle bu öğretmenlerimize yönelik Türkçe öğretimi semineri organize etti Milli Eğitim Bakanlığımız. Bu yıl 4.'sü düzenleniyor. Bu sene yapılacak etkinliğe yaklaşık 30 öğretmenimiz katılacak Avrupa'nın farklı ülkelerinden. Bu öğretmenlerimiz yaklaşık 10 gün sureyle değişik üniversitelerimizin akademisyenlerinden dil öğrenme metotları ile ilgili bir seminer alacaklar. 
Öğretmenlerimiz özellikle soydaşlarımıza ve yurt dışındaki Türk vatandaşlarına Türkçeyi  öğretme konusunda gayret gösteren mahallinden atanmış öğretmenler.

Yurt dışındaki Türk çocuklarına Türkçe öğretimi başlığımız var.
Birleştirilmiş sınıflarda öğretim uygulamaları, problem davranışlarının yönetimi yurt dışında Türkçe ve Türk çocuklarının geleceği , Türkçe öğretiminde yeni yaklaşımlar iki dilde eğitim ve iki dilde hazırlanan ders kitaplarıyla alakalı değerli akademisyen hocalarımız farklı üniversitelerden sunumlar yapacaklar.
Hükumetimizin de gerekli girişimlerde bulunarak ilgili ülkelerde vatandaşlarımızın resmi okullarda ki ders saatlerinin arttırılması konusunda girişimlerde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Öğretmenlerimizle bizzat uygulamada yaşadıkları sıkıntıları ve bunların çözüm yolları üzerinde fikir paylaşımında bulunacağız.'' 
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı

Yayında:
Biz de bir yıldan beri bu günü bekliyorduk. Bu yıl 4.'nü gerçekleştirdiğimizin programın çok verimli olduğunu ve bir kaç yıldan beri arkadaşlarımızın bütün öğretim yılı içerisinde buradan öğrendikleri yada buradan aldıkları kendi bazı metotları kendi okullarında çevrelerinde yada ülkelerinde uyguladıklarını görüyoruz.Bilinçli anne ve babalar çocuklarının ana dillerini öğrenmesi için arkalarına düşüyorlar bu derslerin verilmesi için oradaki eğitim bakanlıklarına baskı yapıyorlar  eğer derslerde verimsizlik varsa bu derslerin daha verimli olabilmesi için anne , baba çocuklarına destek oluyor ders saatlerinin çoğaltılması için ayrıca baskı grubu oluşturuyorlar kendileri veli dernekleri kuruyorlar veli dernekleri yoluyla da bu derslerin daha verimli daha  kaliteli ve daha çok sayıda çocuklarına ulaştırılması için büyük çaba içerisine giriyorlar ama buda tabi her şeyden önce ana dil bilinci sevgisiyle oluyor eğer bu ikisi eksik olursa o zaman sahip çıkma durumu ortadan kalkıyor.Bu programın da bu Rize'de ki çalışmanın da ben çok yararlı olacağını düşünüyorum.Bu çalışmaların amacına ulaştığına inanıyorum.Şu anda öğretmen sayısı 33 , 34 civarında olması gerekiyor ama sayının dahada artacağına çünkü bu ani olduğu için gelmeleri gecikebiliyor , tabi bunun Rize'de olmasının da etkisi var arkadaşlarımızın bazıları henüz gelemediler fakat bugün  tamamlanacak'' 
Mete Atay, Fahri Temizyürek, Cem Babadoğan  ve İsmail Güven'i dinle:

Yrd. Doç. Dr. Fahri Temizyürek
Gazi Üniversitesi
Gazi Eğitim Fakültesi
Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi
Yayından:
''Periyodik çalışmanın bir ürünü öncesinde de yapılmış seminerlerin halkası.   
Hiç şüphesiz yurt dışındaki öğretmenlerimizin açısından çok yararlı çalışma.
Yeni eğitim ve öğretim metotlarından hareketle Türkçe öğretiminde nasıl mesafe kat edebiliriz karşılaştığımız sorunları nasıl ortadan kaldırabiliriz sorusunun cevabını arıyoruz.buda mesleki açıdan da ciddi bir tecrübe elde etmemize vesile oluyor.Hazır buluşçuluk başarıda son derce önemlidir.Ülkelerin programları , eğitim ortamları , ders saat süreleri burada etken unsurdur.Bazı ülkelerde ders saati diğer ülkelerle mukayese edildiğinde daha fazla şimdi orada uygulayacağımız metodolojiyle eksik olan ülkelerde uygulayacağımız metodoloji hiç şüphesiz farklı olacaktır.Dil öğretiminde ders materyallerin son derece önemlidir.                                                                                                                    Bulunduğumuz bölgeye göre değişir sorunlarımız , yabancılara Türkçe öğretimi dediğimiz zaman son derece genel ifade biz hedef kitlemizi bölgelere göre değerlendiriyoruz.''
Yrd. Doç. Dr. Cem BABADOĞAN
Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı









Prof. Dr. İsmail GÜVEN
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi

2.05.2012

Dünya Hali - 02 Mayıs 2012 Çrş.

Eğitimciler tartışıyor:
Avrupa’da göçmen çocuklarının eğitimde başarıyı yakalaması için ne yapmalı?
Göç kökenliler açısından sorunlar 

Kadir Dağlar
Kuzey Ren Vestfalya Veli Dernekleri Federasyonu Başkanı


Yayından:
"Son 50 yıldır Avrupa'ya göç eden insanların bu ülkelerde yer edinebilmeleri için eğitime büyük önem vermesi gerekiyor
Kohl döneminde bir geri dönüş yasaı çıkarıldı.Akacı Türk sayısını biraz azaltmaktı.
Kabul anlamında dil ve din açısından bir sorun yaşanıyor.
Gittikçe etnik ayrıntılar daha fazla öne çıkmaya başlıyor.
Misafir işçilikten kalıcı vatandaşa döndüysek bizim kültürümüze de saygı duyulması gerekiyor.
2010 yılı itibariyle psikolojik rahatsızlıktan dolayı 50.3 milyon gün işe gidilmediği ortaya çıktı.
En büyük kapital eğitimdir ama bu kapitalden bize de yeterince şans verilmiyorsa sorun var demektir.
İnsanlar gittikleri yerlere dinleri, dillerini ve aynı zamanda kimliklerini de götürüyorlar.
Avrupa'da çok önemli bir kuruma ihtiyaç var. Bu insanların kabul görüp kök tumaları için böyle bir kuruma ihtiyaç var.
Suçlamaktan ziyade, birikmi olan eksiklikleri de kabul eden bir anne baba yetiştirmeye çalışıyoruz.
Artık burada yetiştirecekleri III. IV. nesili artık bugünün koşullarına göre yetiştirmeleri gerekiyor.
Ötekileştirme kültürünü aşarak, yaşam biçimlerine, inanç biçimlerine ve etnik kökenlerine bakmadan insan haklarına saygıya dayalı bir sistem oluşturmayı başardık. Çünkü biz herkese açığız.


PISA
PISA araştırması aile yapısının çok önemli olduğunu ortaya çıkardı.
Çocuğun başarısında ailenin durumu çok büyük bir etken:
Ailede okur yazar, akademisyen varsa,
yaşadıkları çevre iyiyse,
ekonomik olarak yeterliyse,
çocukların başarı şansı artıyor.


Annelerin önemi
Anneleri de yetiştirmek gerekiyor
Annelik 24 saat oevam eden ve insan yetiştirme işi
Anneleri güçlendirerek çocukları geleceğe hazırlamak gerekiyor.
Buradaki bireylerimiz hangi pasaporta sahip olurlarsa olsunlar önce kendi değerlerine sahip çıkmalı
Kendi diline sahip çıkmalı.
Anne baba uzun süreli desteklemeli.


Anne babalar ve eğitim
Almanya'da yaklaşık 40 bin öğrencimiz var.
Eğitim yolculuğunda bazı duraklar var.
Okul öncesi eğitim birimlerine çocuklar mutlaka gönderilmeli,
çocuklarını gönderdikleri okulu, öğretmeni tanımalı, görüşmeli
Veliler mutlaka gidip eğitimcilerle konuşmalı.
Çocuk anne babasına okuldaki sorunları aktarmalı, saklamamalı
Çocuğun kapasitesine göre okul seçmeli ve okulla beraber çalışmalı
Çocuk bir proje ise projenin başarılı olması için ne yapmak gerekiyorsa yapılmalı
Çocuğun yanında olmak gerekiyor
Okul veliyle mutlaka bazı şeyleri paylaşmalı
Hergün okula gitmenin de fazla anlamı yok


Bulunduğu ülkenin tam vatandaşı, arkasında Türkiye'nin desteği, 
800 bin vatandaşımız Alman pasaportu taşıyor
Diğer insanlarımız hala Türk vatandaşı
Buradaki insanları kendi kaderlerine bırakmamalı, Almanya devletiyle birlikte bir çalışma yapılmalı
Türkiye'nin uzantısı görünümü başarısızlığı getiriyor
Ama sizim burada ayakta durabilmemiz için mutlaka somut işler yapmak gerekiyor."




Yrd. Doç. Dr. Cem BABADOĞAN
Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı


Yayından:
"Uzun vadeli çözümlerin ortasında eğitim sorunlarını çözmek gerekiyor.
Başta Almanya olmak üzere ülkelere nitelikli işleri kendileri yaparken ve göçmen kökenliler istenmeyen işleri yşaparken çok sorun yoktu.


Kapı açık ama eşik yüksek. 
Eşitliği sağlayabilmek için bu eşik çok önemli.
Göçmenlere her alanda ihtiyaçları var.
İki farklı ortamda yaşayan insanların birbirini anlamaya çalışması gerekiyor, güçsüzü güçlüyle dengelemesi gerekiyor.
Kendilerini göçmen olarak ayırıp, kapatarak çözüm bulmak mümkün değil.
Stratejileri sadece bizler belirleyemiyoruz
Devletlerin uygun zeminler yaratması gerekiyor
Gerçekçi planlamalar yapmak gerekiyor."

Prof. Dr. İsmail GÜVEN
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi


Yayından:
"Şimdiki kuşakları ilk 20 yılda gidenlerden farklı değerlendirmek gerekir. Bana göre ilk 20 yıl gelen insanların farklı değerlendirilmelerine neden oldu. Çoğunlukla eğitimli olmayan bir kitle söz konusudur. 
Gidenlere öncelikle dil ve kültürel uyum eğitimi verilmesi gerekirdi.
Aslolan devletler temelinde yapılanlardır.
Öğrenim durumu ve işsizlik arasında bir paralellik yok.
Hükümetlerin ve toplumların artık samimi olması gerekiyor.
Türk ve Alman hükümetleri gerçekten buradaki insanları nasıl değerlendiriyor bu çok önemli.."


Daha fazlası için:
Programın podcast kaydını dinle

4.04.2012

Dünya Hali - 27 Nisan 2011 Çarşamba

1. Almanya Türk Toplumu (TGD) ve Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen Türk Veli Sözcüleri Seminerleri açılış toplantısı, Berlin’de gerçekleştirildi.

Berrin ALPBEK
Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTED) Başkanı
Berrin Alpbek'i dinle

2. Berlin’de gerçekleştirilen 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği kutlamalarının değerlendirilmesi

Rıza ŞAHİN
Organizasyon Komitesi Başkanı

Rıza Şahin'i dinle

3. EĞİTİM KÖŞESİ

Göçmenlere yönelik entegrasyon politikaları ve sosyalleşmeye etkisi

Doç. Dr. İsmail GÜVEN
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi
İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Yrd. Doç. Dr. Cem BABADOĞAN
Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı

İsmail Güven-Cem Babadoğan'ı dinle

X 27.04.2011 DÜNYA HALi 343