göç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
göç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.08.2012

50 yıl böyle geçti

Prof. Dr. Nevzat Gözaydın'ın tanıklığında:
50 YIL BÖYLE GEÇTİ          
              

Bu sayfada yer alan metinler ve sesler TRT Türkiye'nin Sesi Radyosunda yayınlanmakta olan Dünya Hali Programının 2011 yılında Prof Dr. Nevzat Gözaydın tarafından hazırlanan bölümlerinden derlenmiştir. 


1) 07.01.2011 
"50 yıl böyle geçti"

Yayından: 
"İlk yıllardan beri gelişmelere şahit oldum. Ve 50 yıllık göç süresinde araştırmacı olarak bütün yaşananların tanığıyım."
Daha fazlası için
Nevzat Gözaydın'ı dinle 

2) 21.01.2011 

"Türkiye'nin gündeme getirilmesi, 1961 yılındaki anlaşma, ülkemizdeki işsizlik sorunu ve çözme girişimleri"
Nevzat Gözaydın

Yayından: 
"Türkiye'nin özellikle işçi göndermesinden önceki durumlara, Türkiye ile Avrupa arasında ne gibi gelişmeler olduğuna bakacağız."
Daha fazlasını dinlemek için
Nevzat Gözaydın


3) 28.01.2011
 

"Türkiye'den ilk işçilerin gidişi, seçim yapma sorunları ve şartları, vasıflı ve vasıfsız işçilik için belirtilen şartlar"

Yayından: 
"1963'te Almanya'ya öğrenim amacıyla gitmiştim. İşçi kafileleriyle gittim. O zamandan beri de işçilerimizle iç içe oldum."
Daha fazlasını dinlemek için
Nevzat Gözaydın

4) 04.02.2011 

"Türkiye'den Batı Avrupa ülkelerine iş gücü akımı, bu akımın Türkiye'de etkileri, çeşitli illerde ortaya çıkan görüntüler, aileler arası etkileşim"
Daha fazlasını dinlemek için
X 04.02.2011 DÜNYA HALİ_285

5) 11.02.2011 
"Türkiye'den gidiş sırasında oluşan gelişim, köy-ilçe-il-metropol içindeki durum ve bunun sonunda Avrupa yolları"
Yayından:  "Almanya'ya giden işçilere gitmeden önce ne yapacaklarını açıklayan sözleşmeler imzalatılıyordu."
Daha fazlasını dinlemek için:
 Nevzat Gözaydın

6) 18.02.2011 

"Göçle ilgili ilk edebi eserler, şiirler,hikayeler…"  


Yayından: "Türkiye'de (Bütün Türk ülkelerinde) şiir söyleme duyguların bir ifadesidir.
Batı Avrupa ülkelerinde yalnızlıklarını dile getirmek için şiir yazma yolunu kullanıyorlar. çoğu insanımız yokluktan yalnızlıktan bunaldığı için şiir yazmak istiyorlar.

Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

7) 25.02.2011 
"Türkiye'den Batı Avrupa'ya işçi gönderme, tren-otobüs seferleri ve ortaya çıkan görüntüler, sorunlar"

Yayından: "Ben hem Türkolog oldum hem halk bilimci oldum. Köy köy dolaştım tecrübeler kazandım. Yurt dışı bambaşka bir dünya bakış açım hem içinde hem dışında bir bakış açısı. Türkiye'de kırsal bölgeden çıkan bir insan daha kendi ülkesini görmeden kendisini tıkır tıkır çalışan bir sistemin içerisinde buluyor. İstanbul'dan , Sirkeci'den kalkan tren Almanya Munihe tam 48 saatte gidebiliyor. Otobüsle gidenler vardı. 4 ,5 kişilik odalarda kalıyorlardı bazen tek yatak bazen de ranzalar veriliyordu. İnsanlar birbirlerinin hemşehrisini arıyorlardı. Yemek sıkıntıları çekiyorlardı. Çok zorluklar çektiler. Daha sonraki yıllarda hastalanmaya başladılar."
Daha fazlasını dinlemek için
Nevzat Gözaydın

8) 04.03.2011
 

"İlk giden işçilerin kültür düzeyleri, eğitim ve deneyim durumları, firmalara dağıtımları ve yapılan sözleşmelerdeki özel şartlar, ilkeler"


Yayından: " Avrupa'nın kültür anlayışı kendinden olmayanlara karşı daha baskıcıdır. İlk giden işçilerin unvanı misafir işçi unvanındaydı."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

9) 11.03.2011
 

"İşçilerin tasarruf çabaları, Türkiye tarafının döviz toplama düşünceleri, çalışma şartlarının uyuma etkisi, günlük yaşantının ortaya çıkardığı sorunlar, ilk tasarruflarla yapılan yatırımlar, ilk tatile geliş, hediyeler, karşılamalar..."

Yayından: " İşçilerimizin oraya gidiş amacı Türkiye'deki işsizliğin ortadan kaldırılması ve devletin sanayi kuruluşlarının ham madde temin edebilmesi için döviz ihtiyacı."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

10) 18.03.2011
 

"İlk gidenlerin Türkiye'ye geldikten sonra yarattığı hava, kaçak gitme yollarının aranması, resmi arayışlar, aile içinde sıkıntılar-çözülmeler"


Yayından: " Almanlar dönenleri teşvik etmek için onlara prim verdiler. Tek başına bir işçinin dönüşünü hazırlaması mümkün değildi. Dönmeleri için sadece prim değil her konuda yardımcı olmaya çalıştılar."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

11) 25.03.2011
 

"İlk göçmenlerin dil sorunları, Türkçe ve Almanca dil düzeylerinin etkileri, ilk kültür çatışmaları ve bu çatışmaların çalışma hayatındaki görüntüleri"


Yayından: " Türkçe'nin dil ve kurallarını iyi bilirseniz Almancayı çok daha rahat öğrenebilecek durumda olursunuz. Ancak Almanya'ya gidenler daha çok kırsal alandan gittiği için yerel olarak geliştirdiği Türkçeyi kullanıyorlardı. Bu da onlara zor zamanlar yaşatıyordu."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın'ı dinle 

12) 01.04.2011 

"Birinci kuşak Türklerde görülen gurbet sıkıntıları, Türkiye'de kalanlarla ilgili sorunlar, aile hasreti, Türkiye'den istekler"


Yayından: " Gurbet sıkıntıları sonucunda psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkıyordu. O zamanlarda Türk doktorları çok azdı ve böyle sorunlara çözüm bulmak oldukça zordu."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

13) 08.04.2011
 

"İletişim kurma yolları, Türkiye'nin Sesi Radyosu, Almanya'da yapılan radyo yayınları"


Yayından: "Benim de içinde bulunduğum yıllarda mektuplar son derece önemliydi. Duyguları ifade etme biçimiydi ve gelen haberler insanlar için çok önemliydi. Aileleriyle iletişim sağlamalarının en kolay yoluydu. Daha sonra teknoloji geliştikçe ses kasetleri çıktı. Böylece sesli iletişime başlamışlardı."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

14) 15.04.2011 

"Gazetelerin Almanya'ya ulaşması, işçilerin gazetelere olan ilgisi, gazete baskılarındaki değişiklikler ve talepler"


Yayından: " Türklerin en büyük ihtiyacı memleketlerinden haber almak ve iletişim kurmaktı. O zaman başlangıçta herhangi bir gazete yoktu. Sadece ailelerden gelen gazeteler aracılığıyla haberler alınabiliyordu. Daha sonra böyle bir ihtiyaç olduğu görülünce gazetelerle anlaşmaya vardılar. Ve gazetelere rahatlıkla ulaşabilmeye başlandı."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

15) 22.04.2011 

"Bayram kutlamaları, Türk makamlarının yaklaşımları, Türk derneklerinin yaklaşımları, işçilerimizin ve okulların tutumları"


Yayından: " Bizim iki türlü bayramımız var: dini bayramlar ve milli bayramlar. Bizim bayrama yaklaşımımız yüzlerce yıldır coşkuyla kutlanıyor. Almanya'da bir çalışma psikolojisinin içinde olup bayramın yaşanmadığını gördüm. Bayramı bize hatırlatan sayılı kanallarda yapılan kısacık yayınlardı."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

16) 29.04.2011 


"Türkiye makamlarının tutumları ve davranışları, konsoloslukta işlemler, Türklerle yakın ilişki kuran görevliler ve ortaya çıkan olumlu durumlar, Alman makamlarının tutumları ve davranışları, oturma ile çalışma izinleri, kurulan dernekler ve kuruluş aracılığı ile Türklere yakın durma ve yardımlar"


Yayından: "İnsanların Türk Başkonsolosluğuna gelmeleri için hem zaman kaybı hem de işlerinden izin alıp geldikleri için para kayıpları oluyordu. Onun için işçiler biran önce öncelik alıp işlerini yaptırmak istiyorlardı. Memurlar da o zamanlar yeni olduğu için birtakım sorunlar ortaya çıkıyordu. Daha sonra işlerin kolaylaştırılması için personel sayısı arttı. Daha sonra ataşeliklerin sayısı arttı. Sonrasında ise konsolosluklar açıldı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

17) 06.05.2011 

"Almanya'daki Türklerin karşılaştığı polisiye olaylar, suçlu oranı ve suçlular, Almanların karıştığı suçlar, dolandırıcılık olayları ve banka işlemleri, kurulan şirketler"

Yayından: "Birinci kuşak Türkler Almanya'ya gittiklerinde o ülkenin dilini bilmiyorlardı. Baktığımızda ilkokul mezunlarının çoğunluk olduğunu görüyoruz. Ailelerine para yollamak istiyorlar fakat o zaman Türk bankaları yoktu."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın


18) 13.05.2011 

"Boş zamanları değerlendirme, sinema-konser- kahvehane ve benzeri yerler, kısa yolculuklar, ziyaretler..."


Yayından: 
"Başlangıçta boş zaman kavramı onlar için bir anlam ifade etmiyordu. Sözleşmeli geldikleri için amaçları çok para kazanmak ve ülkelerine öyle dönmekti. Dışarıya sadece zorunlu olan harcamaları için dışarı çıkıyorlardı. Türklerin boş zamanlarında buluşmaya gittikleri tek yer istasyonlardı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

19) 20.05.2011 

"Sağlık sorunları, Almanya ve Türkiye'deki sağlık sorunlarının çözümü, işten ayrılıp yurda dönüşler"
Yayından:
"Gönderdiğimiz işçiler genellikle en sağlıklı vatandaşlarımızdı. Fakat oradaki çalışma sektörünün ağır oluşu sonucunda çok çalışmaya alışmamış insanın, fazla çalışması  bedensel yorgunluğu ön plana çıkarttı. "

Daha fazlasını dinlemek için:  Nevzat Gözaydın

20) 27.05.2011 

"İlk ticari girişimler, export-import dükkanları, ilk alışverişler, tasarrufların harcanması, ortaklıklar ve izin işleri, araba alış ve ilk Türkiye tatilleri"


Yayından: "Almanya'da Türklerin alışkın olmadığı bir fabrika düzeni vardı. İşçilerimize bunlar hakkında fikir verilmedi. Ne yapacaklarını, nasıl davranacaklarını ve  ne yiyeceklerini bilemiyorlardı. Bunları fırsat bilen Türkiye'de ticaretle uğraşmış bir grup Türklerin daha çok kullandığı malzemeleri alarak ticaret yapmaya başladı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

21) 03.06.2011 

"İlk giden Türk öğrenciler, başarılı- başarısız olanların durumu, ticari- iş hayatına atılanlar, orada yerleşip kalan eğitimli kişilerin durumu, öğrencilerin- öğretmenlerin durumları"


Yayından: "Bireysel olarak yaşamayı tercih eden bir toplumuz. Bu kültürde yaşayıp sonrasında  Almanya'ya giden vatandaşlarımız orada da aynı hayatı sürdürmeye çalışıyor." 
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

22) 10.06.2011 "Boş zamanları değerlendirme, kısa yolculuklar"
Yayından: "

Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın'ı dinle 

23) 17.06.2011 

"Bireysel yaşamadan toplum yaşamına, dernekleşme çabaları ve Türk-Alman makamların yardımları"


Yayından: "Vatandaşlarımız oraya gidince tanımadıkları bir ortamda Almanlarla birlikte çalışırken yanlarında bulunan birkaç Türkle vakit geçirmek zorunda kalmışlar. Bununla sınırlı kalmak istememişler ve Türkiye'den gelen diğer kişilerle bir araya gelmeye çalışmışlar. Böylece Türkiye'den daha çok haber almayı amaçladılar."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

24) 24.06.2011 
"50 yıllık göç sürecinde edebiyat, halk şiiri geleneği, şairler ve türkülerin sözleri"


Yayından: " Türkiye'de baktığımız zaman çok sağlıklı bir halk şiiri kültürü var. Bu şiirlerle insanlar etrafında yaşadıklarını belli bir kalıpla yazabiliyorlar. Almanya'da bulunan Türkler de şiirlerinde oradaki yaşadıklarını,duygularını anlatmak için güzel bir araç olarak kullanılıyor"Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

25) 12.08.2011
 

"Eğitim önemli bir yatırım, anne ve babaların çabaları, Türkiye ve Almanya'da ortaya çıkan sorunlar ve çözümleri, ikinci ve üçüncü kuşak Türk çocuklarının durumları"

Yayından: "Özellikle 1990'lı yıllarda hangi ülkede ne kadar gencimiz olduğunu istatistiklerle görebiliyoruz. Genellikle Türk öğrencileri orada olan anne-babalarının ekonomilerine daha ağır geleceğini düşünerek Türkiye'de ki üniversitelerin Alman filoloji bölümlerine yazıldılar."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

26) 19.08.2011 

"Almanya ve diğer ülkelerdeki Türklerin turizme yaklaşımları, yatırımların sonuçları, ikinci ve üçüncü kuşak gençlerin rolü, şirketlerin durumu"
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

27) 05.08.2011
 
"Resmi ve özel bayramların kutlanması, dini bayramların kutlanması, Türk-Alman işbirliğiyle yapılan kutlamalar"

Yayından: " Bir göç olayı içinde insanlar gittikleri yerde farklı gelenekleri görüyorlar. Birinci kuşak göçmenler kırsal kesimlerden gittiler. Bu insanlar üretim yaptığı için rahat üretim yapabileceği elbiseleri giyiyorlardı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

28) 26.08.2011
 

"Göç sürecinde beslenme alışkanlıkları, değişimler"


Yayından: "Türk beslenme gelenekleri çok zengindir. Geleneksel olarak baktığımızda ilk gelen işçilerin beslenme alışkanlıkları, yapmak istedikleri, aradıkları düzen geldikleri yörelerin özelliklerini göstermektedir."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

29) 09.09.2011

"Türkiye'nin Almanya'da ilk görüntüleri, ilk çeviriler"

Yayından: "Almanya'yla yaklaşık 1600 yıllık bir tanışıklığımız var. Türkçe dediğiniz zaman Almanların akıllarına gelen dil Uzak doğu dillerinden biriymiş gibi anlaşılıyordu. Ancak daha sonra Türkçenin çok gelişmiş bir dil olduğu görüldü ve üniversitelerde buna yönelik bölümler açılmaya başlanmış ve çeviriler yapılmaya başlanmıştır."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

30) 15.09.2011 

"Almancadan Türkçeye, Türkçeden Almancaya çevirilen ilk eserler"


Yayından: " 50 yıllık göç sürecinde birçok yeni bilgiler elde ettik. İşçi çocukların yaşadıkları bölgelerdeki üniversiteye gittikleri zaman Türkçenin nasıl bir dil olduğunu merak ederek ve araştırmaya başlayarak bizi tanımaya başladılar. Daha sonra araştırmalar yapılmaya başlanmıştır."
Daha fazlasını dinlemek için: 
Nevzat Gözaydın

31) 23.09.2011
 

"Almanya'da kurulan işçi şirketleri, şirketlerin Almanya ve Türkiye'deki etkileri, döviz sıkıntısı ve işçi dövizlerinin rolü"


Yayından: " O yıllar çok büyük döviz açığımız vardı. Hükümetin gözünde Türk işçileri bol bol döviz sağlamak açısından güzel bir araçtı. Ve o dönemlerde bu ihtiyacın büyük bir kısmını Türk işçilerinin yolladığı paralarla sağlandığını söyleyebiliriz."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

32) 30.09.2011
 

"İlk Alman-Türk evlilikleri, amaçları, nedenleri ortaya çıkan tablolar"

Yayından: 
"İlk göçlere baktığımızda Türkler genellikle genç erkek olarak görülüyordu. İşçilerin çalışkan oldukları, korkarak çekinerek davranmaları (özellikle alışveriş yaparken ve çalışırken) Alman kadınların ilgilerini çekmeye başlamıştı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

33) 07.10.2011 

"Almanya'da Türk edebiyatı, yazarlar, örnekler..."

Daha fazlasını dinlemek için:  Nevzat Gözaydın

34) 14.10.2011
 

"Almanya'daki Türk edebiyatının son durumu, çeviriler"


Yayından: " Birtakım Alman yazarlar Türk edebiyatını içerik analizi yaparak incelemişlerdir. Bunun birçok örneği vardır. 1950'li yıllardan itibaren bu tür araştırmalar yapılmaya başlanmıştır."
Daha fazlasını dinlemek için:  Nevzat Gözaydın

35) 21.10.2011 

"Türkçeden Almancaya çevirilen çağdaş Türk edebiyatı"


Yayından: "Almanya'daki çocuklarımızın Türk edebiyatını anlamaları açısından çevrilen eserlerimizin değeri çok yüksektir.Türk edebiyatı çok zengin bir edebiyat ve bu edebiyatın incelikleri tanıtılmaya çalışılmıştır."
Daha fazlasını dinlemek için:  Nevzat Gözaydın'ı dinle 

36) 28.10.2011
 

"Yurt dışında yaşayan kadınlarımızın sorunları"

Yayından: 
"1960'lı yıllarda göçmenlerimizin kadın sayısı pek fazla değildi. Özellikle ikinci kuşaklar fabrikada çalışmak için geliyorlardı. Sonrasında eşlerinin yanında durmak içinde gelmeye başladılar. Eşleri işe gittikten sonra dil bilmediği için, şehirde yabancı hissettiği için gidebilecekleri yerler kısıtlıydı." 
Daha fazlasını dinlemek için:  Nevzat Gözaydın

37) 04.11.2011
  

"Yurt dışında yaşayan Türklerin toplumsal ve kültürel sorunları"


Yayından: "Başlangıçta konsolosluklar işçilerimiz için yeterli değildi. Böyle olunca işçilerimiz oradaki sıkıntıları karşısında yalnız kaldılar. Bu durumları azaltmak için Alman eyaletleri okullarında Türk öğretmenlere görevler vermeye başladı."

"Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

38) 11.11.2011 

"Gençler"


Yayından: "Özellikle yurt dışındaki gençlerin problemleri nedir gibi konulara ağırlık verilmelidir. Birinci kuşak Türklerin çoğunluğu kırsal kesimden Almanya'ya gittiler. Ve orada biliriz ki  gençleri çok önemli bir konumda tutuyorlardı. Almanya'da ise daha farklı bir aile yapısı vardı. İnsanlara ilkokuldan itibaren birey olarak yaşamak öğretiliyor."
Daha fazlasını dinlemek : Nevzat Gözaydın'

39) 18.11.2011
  

"Almanya'da halk şairi geleneğini sürdürenler"


Yayından: 
"1963'lü yıllarda Almanya'da konuşamadıklarını ve dertlerini rahat ifade edemediklerini gördüm. Daha sonra onların bizim halk geleneklerimizi sürdürebilmek için şiir yazmaya çalıştıklarını gözlemledim."
"Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın'ı dinle

40) 25.11.2011
  

"AB içindeki Almanya, yükselen Almanya'da Türklerin rolleri, Türk sermayesi ve sigorta primlerinin katkısı"


Yayından: "AB ülkeleri kendi içerisinde birlik oluşturdular. O yıllarda yüzümüzü Avrupa'ya dönmüş olarak hissettiğimizden dolayı Avrupalı olmanın heyecanı içerisindeydik. Ancak gelişmeler bizi hayal kırıklığına uğrattı.Çünkü Türkiye'ye karşı bir ön yargı vardı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın


41) 02.12.2011  
"Almanya'da göçle ortaya çıkan sosyal sorunlar ve çözümler"


Yayından: "Türkçe önemli bir iletişim aracıydı. Daha sonra Türklerle Almanlar arasında karışık bir dil hakim oldu. Daha sonra çocukların daha iyi Almanca öğrenilmesi açısından bir takım çalışmalar yapıldı."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın


42) 16.12.2011 
"Mesleğinde başarılı Türkler"


Yayından: "Almanya 50 yıllık göç hikayesinde sadece sıkıntı olmamıştır. Başarılı Türk göçmenlerimiz ve hikayelerimiz olmuştur.Ve bu bölümde bunlara yer vereceğim." 
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın 

43) 30.12.2011
  

"Yeni yıl kavramı, Alman eğlenceleri- Türk gelenekleri, 50 yılın sonunda Almanların ve Türklerin beklentileri"

Yayından: "Türk toplumu gayet uygar biçimde orada yaşamışlardır. Kendimize has olan bazı kültürel ögeler orada fırsatları oldukları zaman çok güzel biçimde yaşatılıyor."
Daha fazlasını dinlemek için: Nevzat Gözaydın

9.08.2012

Göç Öyküleri - 8


Göç öyküleri - 8

Dünya Hali özellikle Türkiye ile Almanya arasında iş-gücü göçü anlaşmasının imzalanmasının 50'nci yılı olan 2011yılında onlarca kişiyle göç öykülerini konuştu. Aşağıda bu kişilerle yapılan görüşmeleri yayınlandığı tarihe göre sıralanmış bulacaksınız:


Hulusi Pektaş /Mainz
"1965 yılında Hollanda'ya geldim. Ama Hollanda'dan ayrılıp okumak için Almanya'ya geldim. Almanya'da okuyamadım ve çalışmaya başladım."
Daha fazlası için:  Hulusi Pektaş

Sevim Ercan

Berlin'de yerleşik gazeteci ve yayıncı 
"1980'li yıllarda Almanya'ya geldim. Türkiye siyasi bakımdan karışıktı. Can güvenliğimiz yoktu. Bu yüzden Türkiye'den ayrılıp Almanya'ya geldim."
Daha fazlası için:
 Sevim Ercan

Çetin KAYA /Bremen

"Yaklaşık 15 yıldan beri Almanya'dayım. Ailem buradaydı onlarla birlikte olmak için geldim. Meyve ve lezzet dükkanında çalışıyorum, Almanlara yönelik tavuk meze parti servisi işlerini yürütüyorum burada."Daha fazlası için:
Çetin Kaya

Günal GÜNAL / Aachen

Sosyolog
Yayınevi Sahibi
"Yaklaşık 20 yıl önce tesadüfen Almanya'ya geldim. Eşim Almanya'da doğum yapmak istedi Almanya'ya onun yanında olmak için geldim. Sonra burayı sevmeye başladım ve yerleşmeye karar verdim. Almanya'da 10 yıldan fazla bir süre yaşlılar yurdunun sosyal bölüm şefi olarak çalıştım daha sonra yan iş olarak dergi çıkartmaya karar verdim. yaklaşık 4 yıldırda sadece yayıncılıkla ilgileniyorum."
Daha fazlası için:
 Günal Günal

Mehmet ŞAŞMAZ /
Ehringshausen
Anadil öğretmeni
"1980 yılında Almanya'ya gittim. Türkiye'de öğretmenlik yapıyordum. Almanya'da da öğretmenlik yapmaya devam ediyorum. Almanya Sigarasız Yaşam Derneğinin başkanlığınıda yürütüyorum."
Daha fazlası için:

Diğer göç öyküleri:

Nimet KÖSE, Ayla TUNA, Cengiz TÜRKİLİ, İsmet Korkmaz, Mahmut GÜLÇİÇEK

Suat YILMAZ, Müfide EROLAN, Atiye ARSLAN, Nebahat UZUN, Ahmet KARTAL, Gülben MORGER

Yaşariye KUNTER, Cengiz İYİLİK, Hamza BAYRAM, Sefine BAYRAM, Metin ÖZISINMAZ 

Necdet BAYRAM, Gül GEZEGEN, Ahmet KARTAL, Ali Duran GÜLÇİÇEK, Namık KELTEK

Şükrü ÇALKIN, İlter Gözkaya Holzhey, Fuat BULTAN, Çetin KÜÇÜK, İlhan TUNCA

Perihan İNAL, Yılmaz GÜNDÜZ, Ayşe KARAKURT, Necati SEZER, Mustafa ÇALTILI

Tevfik ASLAN, Hamdi YÜKSELER, Ali ÖZDEMİR, İhsan SUNGUR,
 Safiye PEKTAŞ 

Rüstem ÖZDEMİR, Mehmet GÜZEL, Emine TEKÇE

Göç öyküleri -1

Göç öyküleri -1

Dünya Hali özellikle Türkiye ile Almanya arasında iş-gücü göçü anlaşmasının imzalanmasının 50'nci yılı olan 2011yılında onlarca kişiyle göç öykülerini konuştu. Aşağıda bu kişilerle yapılan görüşmeleri yayınlandığı tarihe göre sıralanmış bulacaksınız:


Nimet KÖSE – Köln
"32 yıldır Almanya'dayım. 
23 sene kadar Almanya'da ilkokullarda Türkçe öğretmenliği yaptım. 
1980'de Almanya'ya tatil için geldim ama buraya yerleşmeye karar verdim."
Daha fazlasını dinle:



Ayla TUNA - Frankfurt
 Ayla Tuna

Cengiz TÜRKİLİ - Berlin
Emekli tekniker 
"1974 senesinde Berlin'e geldim. Tekniker olarak Berlin'e gittim"
Daha fazlasını dinle:

İsmet Korkmaz – Köln

"1942 Tekirdağ'da doğdum. Tahsil hayatım İstanbul'da geçti. 1964’te Almanya’ya elektrik teknisyeni olarak gittim.   Almanya'nın sanat okulunu 60 günde okudum."
Daha fazlasını dinle:
İsmet Korkmaz

Mahmut GÜLÇİÇEK - Köln
Emekli

"Sivasta doğdum. Çiftçilikle uğraşıyordum. 1964 Almanya'ya gittim. Köln'de inşaat alanında çalıştım. Zaman içinde işimi değiştirdim." 
Daha fazlasını dinle:             Mahmut Gülçiçek


Diğer göç öyküleri:

Göç öyküleri -2 
Suat YILMAZ, Müfide EROLAN, Atiye ARSLAN, Nebahat UZUN, Ahmet KARTAL, Gülben MORGER

Yaşariye KUNTER, Cengiz İYİLİK, Hamza BAYRAM, Sefine BAYRAM, Metin ÖZISINMAZ 

Necdet BAYRAM, Gül GEZEGEN, Ahmet KARTAL, Ali Duran GÜLÇİÇEK, Namık KELTEK

Şükrü ÇALKIN, İlter Gözkaya Holzhey, Fuat BULTAN, Çetin KÜÇÜK, İlhan TUNCA

Perihan İNAL, Yılmaz GÜNDÜZ, Ayşe KARAKURT, Necati SEZER, Mustafa ÇALTILI

Tevfik ASLAN, Hamdi YÜKSELER, Ali ÖZDEMİR, İhsan SUNGUR,
 Safiye PEKTAŞ 

Hulusi PEKTAŞ, Sevim ERCAN, Çetin KAYA, Günal GÜNAL, Mehmet ŞAŞMAZ

Rüstem ÖZDEMİR, Mehmet GÜZEL, Emine TEKÇE

21.05.2012

Dünya Hali -21 Mayıs 2012 Pzt

Göçmenlikten yurttaşlığa...
Bir göç sempozyumunun ardından
Avrupa’da Türk göçmenler
aynı zamanda 11-13 Mayıs 2012 tarihlerinde Gaziantep Üniversitesi'nce düzenlenen göç sempozyumunun da konusuydu

Dr. Hıdır ÇELİK
Köln Üniversitesi –Almanya

Politika alanında Doktora ünvanı almış olan Hıdır Çelik sosyolog ve yazardır. Bonn Göç Araştırmaları Ve Kültürlerarası Eğitim  Enstitüsü başkanlığını yapan Çelik Köln Üniversitesi Kültürlerarası Pedagoji Bölümünde  ders vermektedir.

Yayından:
"Sempozyumda ağırlıklı olarak misafir işçilikten vatandaşlığa geçiş konusunda mesaj verdim.
Göç tabii ki toplumları da değiştiriyor. Göçmenler geldikleri ülkelerdeki toplumları da değiştirmeye çalışıyor. 50 yıllık göç süreci içinde Almanya toplumunu da değiştirdiler. Bu göçün olumlu bir yönü. Türk mutfağı Alman mutfağını da zenginleştirdi. Bugün üç b.ine yakın cami var. Dinler arası diyalog çok gelişmiş durumda.
Geçmişte göç kavramına korkuyla yaklaşıldı. Son 10 yılda bunun sadece olumsuzluk demek olmadığı, olumlu etkileri de olduğu değerlendirmeleri yapılıyor. Artık göçmenlik aynı zamanda bir zenginlik olduğu konuşulmaya başlandı.
Bizim Alman yönetiminden taleplerimiz var. Göçmenlerin yasal statüsü de sağlanmalı.
Ailelelere ilişkin sosyal hizmetler oluşturulmalı, danışma, kültür merkezlerinde göçmenylerin de istihdakmı, yaşlıların sorunlarının çözülmesi, kültürler arası diyalog sağlanmalı.
Göçmen kökenlilerin kamu kurumlarında istihdamı çok önemli bir konu.Katılımcılık aynı zamanda kamu yönetimine de eşit oranda katılımdan geçer.Bu aynı zamanda kamu yönetimlerinin de çehresini değiştirir.


Göçmenlikten yurttaşlığa geçiş
Göçmen gruplarla yerel toplumunu barış içinde yaşaması gerekiyor.
Bir milyon Alman vatandaşlığı almış vatandaşımız var. Pasaportları Alman olsa da yürekleri Türkiye için atıyor. Alman vatandaşı olmak çok fazla kapıyı açacaktır.
Bulunduğumuz her yerde sosyal yaşama katılmalı, çekinmeden korkmadan cesur bir şekilde katılmalıyız."


Daha fazlası için:
Hıdır Çelik'i dinle

9.05.2012

Dünya Hali - 11 Mayıs 2012 Cuma

Dünyada göç, Avrupa'da göç, Türkiye'de göç


Dünya Hali 11 Mayıs'ta Gaziantep Üniversitesi'nde Göç sempozyumunun birinci gününü izledi ve yayınını Üniversite'nin radyo stüdyosundan gerçekleştirdi. Programa sempozyumun düzenleyicisi Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan ve Türksam Göç Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Dr. Can Ünver konuk oldu. 


Dr. Can ÜNVER
Türksam Göç Araştırmaları Enstitüsü Başkanı


"Göç olgusunda giderek artan bir şekilde farkındalığın artması, şu anda TBMM'ye sunulmuş olan Göç yasası ve bunun karşılığı olan Göç Kurumu son derece önemsenmesi gereken bir süreç.
Gaziantep'in kapısının dibinde Suriye2den gelmiş 30 bin sığınmacı var. Fakat göçü de böyle aldığınızda birçok konuyu da aslında ele almış oluyorsunuz. Sığınmacılık var, iltica var... Bazan bunlar birbirine karıştırılır.. Ondan sonra geçici göçmenler, transit gidenler var kaçak göçmenler, var... Bunların hepsini şu veya bu şekilde bünyesinde ele alacak bir devlet kurumuna ihtiyaç var. Bu çok iyiye alamet.
Herkes kendi kulağının üstüne yatmamalı artık paylaşmalı
Bu sempozyum Türkiye için de iyi bir başlangıç."
Daha fazlasını dinle:
Can Ünver

Can Ünver - M. Yavuz Coşkun
Gaziantep Üniversitesi Radyosu Stüdyosunda
Prof. Dr. Mehmet Yavuz COŞKUN
Gaziantep Üniversitesi Rektörü


"Gaziantep ikinci büyük göç alan kent. Sadece nüfus olarak değil, ekonomik açıdan da, diğer sosyal parametreler açısından da çok hızlı büyüyen bir kent. Bunun önemli ögelerinden bir tanesi de göç. Nüfusu 10 yılda ikiye katlanmış bir şehir burası. Bu itibarla göçün hem pozitif unsurlarıyla, hem negatif unsurlarıyla, sadece yurt içi ölçeğinde değil yurt dışı ölçeğinde de... Kaldı ki savaştaki mülteciler, iltica edenler ki yakında biliyorsunuz Suriye ile ilgili sorunlar var. Oldukça fazla sayıda bu tarafa iltica etmiş, kamplarda yaşayan insanlar var. Bütün bunların ele alındığı iki günlük bir sempozyum. Bu sempozyumdan elde ettiğimiz çıktılarla burada yeni bir Göç merkezi oluşturduk ve bundan sonra da hakikaten çözümler önerecek, yeni fikirler, yeni şeyler söyleyecek bir merkez oluşsun istiyorum. "

Daha fazlasını dinle:
 M. Yavuz COŞKUN

Doç. Dr. M. Murat ERDOĞAN
Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü
Sempozyum Genel Koordinatörü


Bu bölge (Gaziantep) özel bir bölge. Hem iç göç hem de dış göç açısından.
Biz Türkiye olarak da bir göç ülkesiyiz. Hem içimizde yoğun bir göç var, hem zorunlu göçleri yaşadık. Bugün bile yaşıyoruz. Yurtdışından Türkiye'ye gelenler var, hem de yurtdışında T.C. vatandaşı veya Türkiye kökenli olanlar var. Dolayısıyla biz öyle bir sempozyum yapalım ki konun her tarafına dikkat çekelim dedik, çünkü bu hepimizin hikayesi. 
Can Ünver-M. Murat Erdoğan-İpek Erdem
Göç olmasa medeniyet olmazdı. Adem ile Havva'dan başlayan bir göç hareketliliği var. Her hareketlilik yeni bir anlayış, yeni bir gelişme, yeni bir zihniyet sağlıyor. İnsanlar doğdukları yerlerde kalmış olsalardı bugüne kadar, herhalde dünya bu kadar gelişemezdi.
Paylaşmak çok önemli.
Siyasetçilerin de bu konuyu ne kadar ciddiyle ele aldıkları önemli.
Onların da bizi dinlemelerinin faydalı olacağını düşünüyorum.
Akademisyenlerin ürettiği şeylerin de uygulamaya dönük olması gerek.
Sosyal bilimleri topluma katkı sağlar hale getirmek de biz akademisyenlerin görevi.
Göç dinamiği kalkınmanın önemli bir unsuru."

Daha fazlasını dinle:
  M. Murat ERDOĞAN


Programın tamamını dinlemek için:
 Dünya Hali 11 mayıs 2012


..........................................................................................................................................................
Asım Güzelbey
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı

"Gaziantep'te 80'lerden sonra hızlı sanayileşme gerçekleşti. Aynı yıllar Türkiye'de de terörün başladığı yıllar. Huzurun olmadığı yerden huzurun olduğu yere doğru kaçışa göç diyoruz. 
2012 yılına geldiğimizde Gaziantep merkez nüfusu 1,5 milyon. Artan nüfus birtakım sosyal sorunları da beraberinde getiriyor: kültür yozlaşması, sokak çocukları, madde bağımlıları...
Sadece sanayide çalışan 100 bin insan var. Zaman zaman çalıştıracak insan bulamıyoruz. İşkur'a 250 işçi için müracat ettik, 50 başvuru oldu. Gaziantep'te herkese iş ve aş var."

Mustafa İsen
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri

"Gaziantep göç alan bir şehir.Yollar nerede ise şehirler oradadır. Gaziantep de İpek Yolu gibi önemli bir ticaret yoluna sahip. Cazibe merkezlerinin en önemli sorunlarından biri göçler. Buna çözümler üretecek bir yapıya tanıklık ediyoruz. Gaziantep belediyesi ve üniversitesiyle çok iyi bir sinerji yakaladı. Göçün nasıl bir pozitif çerçeveye oturabileceğinin örneklerini verdi. Her geçen gün gelişen Gaziantep göç almaya devam ederken, göçün olumlu yönlerini yansıtmaktadır".


Fatma Şahin
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı 

"Yoksullukla göç doğru orantılı.
"Dünyayı iyi anlamamız lazım. Bugünü iyi anlamamız lazım. Artık tarım devrimini geçirdik. Bütün sınırların kalktığı bilginin hızla dolaştığı bir dünyadayız. Bir tarafta israfın arttığı, geliri 50-60 bin TL biri, diğer tarafta günlük 1 TL alan bir kişi. Bu şekilde göçü önleyebilir misiniz? Biz artık 1950'lili yıllarda değiliz. O dönemde Almanya'ya gidenler var. Almanya'ya gidenler hemen döneceğiz diye gittiler. Siz imkanları koymuyorsanız, seçenek sunamıyorsanız bunu engellemeniz mümkün değil.
Nüfusla beraber ekonomik değerler büyüyorsa bütün şehirleri bu modele dönüştürmemiz ve bu bakış açısını yakalamamız gerekiyor. Yapacak çok işimiz var. Düne baktığınızda bugün çok daha iyiyiz yarınlar çok daha iyi olacak. Bugünü iyi okumamız gerek. Tarımı, sanayi devrimini geride bıraktık. Şimdi bilgi toplumundayız. Bir tarafta aylık geliri 60 bin dolar insanlar var. Öte yanda 5 yaş altında her yıl 1 milyon çocuk ölüyor.
Göçün üstünü kapatabilir miyiz? Her alanda değişime neden oluyorsa bize düşen bu hareketi berekete dönüştürmektir. Sayın Böhmer "Bu bizim gerçeğimiz. Ana unsur oldu." dediği için çok başarılı. Göç, her zaman karşımıza çıkmış ve çıkacaktır"

Prof. Dr. Maria Böhmer
Almanya Federal Uyum Bakanı 

"Göç yeni bir olgu değil. Her zaman karşımıza çıkmış ve çıkacaktır. Ben şu an Türkiye'deyim. 51 yıl öncesine gitmek gerekiyor. 51 yıl önce Türkiye ve Almanya arasında sözleşme imzalandı. Sözleşme bir yılı kapsıyordu ama bir yıl bir ömrü kapsadı. İki ülke birbirine daha fala yakınlaştı. Bana göre jenerasyonun genç kuşağın önünü açmak ve geleceğe hazırlamak gerekiyor. Almanya göç alan bir ülke. Almanya'nın geçtiği süreci şu anda Türkiye yaşıyor. Biz de vaktiyle göç veren bir ülke konumundaydık. Almanya, Amerika ve Avusturya'ya zorunlu yaşam şartlarından dolayı göç ettiler. Yeni bir hayat daha iyi bir hayatın peşinden gidiyoruz. Benim kalbim hem Almanya hem Türkiye için atıyor. Bu çok güzel bir mesaj. Almanya'daki göç rakamlarına bakarsak 16 milyon kişi göç etmiş. Bu rakam Almanya nüfusunun yüzde 20'sini oluşturuyor. Berlin en fazla göç alan şehirlerin başını çekiyor. Gaziantep'te çok fazla göç alıyor. Elbette göç ettiğiniz bir ülkeye giderken dilini öğrenmek ve ülke hakkında bilgi sahibi olmak çok önemli" 

Bekir Bozdağ
Başbakan Yardımcısı 

"Göç edenler cesur insanlar "
Farklılıkların Türkiye'nin zenginliğidir. Göç önlenemez. İnsanlık tarihi esasında bir yönüyle de göçlerin tarihidir. Göç, tarihin şekillenmesinde, toplumların kültürel olarak etkileşimininde, yeni toplumların ve yeni kültürlerin oluşumunda, sanatta bilimde ve siyasette büyük başarılar ve değişimler yaşamasında her zaman en önemli güç olmuştur. Bütün değişimlerin tetikleyicisidir. İnsanlar sürekli bir göç yolunun yolcusudur. Göç sadece geçim için olmaz. Siyasi, kültürel, siyaseti ve benzeri pek çok gerekçelerle göç etmişlerdir. Hicret aynı zamanda bütün peygamberlerin birer gerçeğidir. Davaları için göçen milyonlarca insan bulunmaktadır. Bizim medeniyet anlayışımızda göç ile gelenleri dışlama değil onları sahiplenme onlara yardım etme, onlarla birlikte sahip olduklarımızı paylaşma vardır. Türkiye bir göç ülkesidir.
Göç konusuna her şeyden önce sosyal bir gözle bakmamız lazım. Dünyanın her yerinde her tür ayrımcılık, adaletsizlik yapanlar her zaman kaybetmiştir. Bundan sonrada kaybetmeye mahkumdur. Biz buna inanıyoruz. Bunun için hoş görü ve birlikte yaşama kültürü her zaman üstün olsun diye çalışıyoruz. Farklı kültürlere, farklı din ve dillere karşı olan azda olsa insanlar olabilir. Bize düşen farklı kültürlere ve her türlü farklılıklarımızla birlikte yaşamanın, insan hakları ve demokrasinin paha biçilmez bir servet olduğunu göstermektedir. Her tür bağnazlığa karşı durmaktır. Farklı kültürlerin her birisi o göç alan yerin servetine servet, gücüne güç katar. 
Bekir Bozdağ, maria Böhmer ve Fatma Şahin
Sempozyum nedeniyle açılan "50 Yıl 50 Karikatür"
sergisini de gezdiler 
Göç edenler cesur insanlar. Çünkü bilmedikleri bir diyara gidiyorlar. Umutlarını gerçekleştirmek adına bir adım atıyorlar. Bilinmez bir yola çıkmak ancak cesaretle olur. Oralarda başarılı olmakta mücadeleyle olur. Göçle gelenlere birazda bu açıdan büyük bir zenginlik ve güç olarak bakmak gerekir. Dünyanın her ülkesinden göç alıyoruz. Her milletin kültüründen, hafızasından, ürettiğinden böylelikle istifade etmiş oluyoruz. Amerika'yı asıl güçlü kılan budur. Göçle gelenler güçle geliyorlar. Bu gücü ülkemizin gücüne değiştirebiliriz. Göçleri önlemek içim önlemler alarak bunu önleme imkanı yok." 




................................................................................................................................................
Meraklısına:



Gaziantep'ten önce:


Gaziantep Üniversitesi'nde Göç Sempozyumu haberini 3 Nisan'da Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi tarafından gerçekleştirilen Dönüşen ve Dönüştüren Ulusötesi Güç: Avrupalı Türkler semğozyumunda öğrendik.
Bakırcılar Çarşısı
Merkezin Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan Gaziantep'e mutlaka gelmemiz gerektiğini söylemişti. Aşağıda yer alan Sempozyum taslak programına da bakınca gerçekten gelmemiz gerektiğine karar verdik ve Sempozyum Organizasyonundan sorumlu Duygu Gözübüyük ve ardından Gaziantep Üniversitesi Radyo ve Televizyon Teknolojisi Programı Öğretim Görevlisi Esin Dedemoğlu ile yaptığımız telefon görüşmelerinden sonra Gaziantep'e hareket ettik.


10 Mayıs 2012
Ekibimizin bel kemiği yapım yardımcımız Arzu Yaman'ı üzülerek Ankara'da bıraktık ve Ankara stüdyosunda yayının kusursuz gerçekleştirilmesi için teknik ve yayın personeliyle irtibatla görevlendirdik.  Türkiye'nin Sesi ekibinde yer alan Nurettin Turan (yapımcı), İpek Erdem (sunucu) ve Kemal Özgünlü (teknik sorumlu) yayını gerçekleştireceğimiz Gaziantep'e bir gün önceden geldik. Ankara-Gaziantep uçağında yer bulamadığımız için önce Adana'ya kadar uçtuk ve ardından otobüsle Gaziantep'e ulaştık. Üniversite adına bizi karşılayan Ramazan Bey yol boyunca Gaziantep hakkında gördüklerimiz ve görmediğimiz yerlerle ilgili olarak sayılara ve istatistiklere dayalı bilgiler verdi.  


Radyo ve Televizyon Teknolojisi Programı Öğretim Görevlisi Esin Dedemoğlu ve Üniversite Radyosu teknik personeli tarafından çok sıcak karşılandık. Sempozyumun gerçekleştirileceği Atatürk Kültür Merkezi ile aynı binada yer alan radyo stüdyosunda bizim yayınımızı gerçekleştirebilmemiz için her türlü düzenlemeyi yapmışlardı. Yayınımızın dinleyicilerimize Kısa Dalga, Uydu, Internet veya Mobil cihazlar üzerinden ulaştırılabilmesi için sesimizi önce Ankara'daki stüdyomuza ulaştırmamız gerekiyordu. Bunun için elimizde üç seçenek bulunuyordu. Bunlardan ilki ISDN telefon hattı, ikincisi 3G ağı ve üçüncüsü de IP yani internet üzerindendi. Kemal yaptığı denemeler sonunda 3G'yi kullanmaya karar verdi.
Bu arada Esin Dedemoğlu ile Üniversite genel sekreteri Ercan Eroğlu ile görüştük ve bir gün sonraki yayınımıza Gaziantep Üniversitesi Rektörü  Prof. Dr. M. Yavuz COŞKUN'u davet ettik. 
Yayın için teknik altyapımızın hazırlığı bittikten sonra Gaziantep'i biraz daha yakından tanımak için Üniversite Radyosundan arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine  Kaledibi bölgesine gittik. Yaklaşık 4 km yürüyüş alanı olan Kale bölgesinde camiler, hanlar, çarşılar, bedestenler bulunuyordu. Tahtani cami minaresi ve Şirvani Cami'nin duvardan bir mekanizmayla dışarı çıkan ahşap mimberine hayran kaldık. Antep esnafı her fırsatta Antep fıstığı, Antep peyniri, cevizli sucuk, fıstıklı sucuktan tatmamızı sağladı. Biraz daha dolaşsak akşam yemeğine yer kalmayacaktı. 


 Şirvani Camii Mimberi  
Ankara'ya götürmek üzere Zeytin Han'dan peynir ve acı biber almayı da ihmal etmedik. Türlü türlü baharat, zeytinyağı, zeytin çeşitleri, peynirler, sabunları son derece şık ve hijyen bir ortamda sunan Zeytin Han'ın aslında bir sabun fabrikası olduğunu öğrendik. Zeminde yer alan cam bölmeden de görülen kaya içine oyulmuş devasa zeytinyağı depolarını görünce zeytin ve zeytinyağı konusunda sadece Ege'nin değil Güneydoğu Anadolu'nun da söz sahibi olduğunu biz tescil ettik. 
Tahtani Camii
Perşembe günü son durağımız ise zaten gezdiğimiz Kültür Yolu'nun bir parçası olan İmam Çağdaş oldu. Kendilerinden sebze yemeği sormak gibi bir gaflette de bulundum. Ezmeleri, fındık lahmacunu ve ardından enfes Aliz Naziki yedikten sonra ben durdum ve ardından gelen karışık kebabı seyrettim. 


11 mayıs 2012




Kemal Özgünlü-Nurettin Turan Yayın sırasında
11 Mayıs sabahı Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkesi hummalı bir çalışmaya tanık oldu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ,  Almanya Federal Uyum Bakanı Prof. Dr. Maria BOHMER, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma ŞAHİN, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Mustafa İSEN ve Gaziantep Valisi, Gaziantep Belediye Başkanının bizzat katılımıyla başlayan sempozyum bir Türkmen kenti de olan Gaziantep'in bu kimliğini vurgulayan Avşar Elleri'nin seslendirilmesiyle başladı.
Ardından konuşmalar peş peşe geldi ve iç ve göç, göçün nedenleri, gerçekleri, göçü hareketten berekete dönüştürme gereklerinden söz edildi. Bu arada Evliya Çelebi'nin Gaziantep için söylediği Şehr-i Ayıntab-ı Cihan (Cihanın Göz nuru) sözünden Ayıntab sözünün Arapça kökenli olduğunu, ensar sözcüğünün de Hz Peygamber2 göçü sırasında eşlik edenler anlamında olduğunu öğrendik.


Tolga Karateke
Bizler bir gün öncesinden ve bu sabah görüşerek yayına katılma sözü almış olduğumuz konuklarımızla son birer kez daha yayın saatimizi hatırlattık ve yayın için son hazırlıklarımızı gerçekleştirmek üzere Üniversite'nin Radyo Stüdyosu'na geçtik. 


Açılış konuşmalarının uzaması nedeniyle geciken 1. panelin de normal bitiş saatinin sarkması nedeniyle program yapımcısı olarak alarma geçtik. Teknik yönetmenimiz Kemal ve sunucumuz İpek stüdyoda hazırlanırken Üniversite yayın ekibinden Tolga Karateke de stüdyo ve dışıyla iletişimin sağlanması için bilgi işlem sorumlularıyla birlikte son dakikaya kadar çalıştılar.


Bu arada yayının başlamasına 20 dakika kala konuklarımızın hala yemekten dönmediklerini görünce sempozyum düzenleyicilerinden ve Üniversite adına her türlü sunumu üstlenen ve bunu son derece başarılı olarak gerçekleştiren Esin Dedemoğlu'ndan her başımızın sıkıştığında olduğu gibi yardım istedik ve ilk konuğumuz Can Ünver'in stüdyoya zamanında yetiştirilmesi konusunda yardımını rica ettik. Ve konuklarımız yayına yetişti.
Ancak bir sorun daha bizi bekliyordu. Yayınımızı bir gün önce sorunsuz çalışan 3G şebekesi üzerinden ulaştırmaya başladıktan bir dakika sonra 3G şebekesi kayboldu ve yaklaşık 30 saniye beklemek zorunda kaldık.


"Bir" Saat oyunu
Nihat Sorgeç
Berlin'den gelen konuşmacılardan BWK Genel Müdürü Nihat Sorgeç'i daha önce Ankara'da  yayınımıza davet ettiğimizde uçağa yetişmek üzere ayrıldığını söylemişti ve bir dahaki Türkiye'ye gelişimde olur diye söz vermişti. Kendisini Gaziantep Üniversitesi'nde gördüğümüzde sözünü hatırlattık ve bize saat tam 14.00'te yani yayınımızın başlamasından 5 dakika önce radyo stüdyosunda olacağını söylemişti. Alman disipliniyle yoğrulmuş ve bunu konuşmasına yansıtmış olan konuğumuzun adını geleceğinden yüzde yüz emin olarak programımızın başında anons etmiştik. Ancak program bitinceye kadar konuğumuzu göremedik. Öğle arasında bir yere takılıp kaldığını ve yayını unutmuş olduğunu düşünmeye başlamıştık ki saat tam 14.59'de radyo stüdyosunun kapısında belirdi. Ayağının tozuyla Almanya'dan Gaziantep'e gelen Nihat Bey aslında randevusuna uymuş ve tam saatinde gelmişti ama kolundaki saat hala Almanya'daki saati gösteriyordu ve biz kendisine yayınımızın Türkiye saatiyle 14.00'te olduğunu söylemeyi unutmuştuk. Ancak ikimiz de hırslandık. Bu buluşmayı Türkiye'de veya Almanya'da bir gün mutlaka gerçekleştireceğiz.


Teşekkür:
Başta Rektör Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun ve Üniversite Genel Sekreteri Ercan Eroğlu ve özellikle de Radyo Televizyon Teknolojisi Programı Öğretim görevlisi Esin Dedemoğlu olmak üzere Gaziantep Üniversitesi'nden yayınızı gerçekleştirmemiz için ellerinden gelenin en iyisini yapan tüm üniversite camiasına ve bizi hiçbir zaman yarı yolda bırakmayan, her sıkıştığımızda imdadımıza yetişen sevgili Murat Erdoğan hocamıza ve Can Ünver'e, tam saatinde gelmesine rağmen yayınımıza yetişemeyen Nihat Sorgeç'e, organizasyonda görevli Duygu Gözübüyük'e teşekkür ediyoruz.   






SEMPOZYUM TASLAK PROGRAMI

11 MAYIS 2012 CUMA
09.00-10.30
AÇILIŞ BELGESELİ ve KONUŞMALARI
• Prof. Dr. M. Yavuz COŞKUN, Gaziantep Üniversitesi Rektörü
• Dr. Asım GÜZELBEY. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı
• Erdal ATA- Gaziantep Valisi
• Prof. Dr. Mustafa İSEN, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri
• Fatma ŞAHİN, T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı
• Prof. Dr. Maria BOHMER- Almanya Federal Uyum Bakanı
• Bekir BOZDAG. Yurtdışı Türklerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı

1. PANEL
10.45-12.15
DÜNYADA GÖÇ. AVRUPA'DA GÖÇ. TÜRKİYE'DE GÖÇ. GAZİANTEP'TE GÖÇ
Keynote Speaker: Dr. Meera SETHİ, Birleşmiş Milletler Uluslar arası Göç Örgütü (IOM) Misyon Şefi
Takdim: Doç. Dr. M. Murat ERDOĞAN, Sempozyum Genel Koordinatörü
Oturum Başkanı: Prof. Dr. M. Yavuz COŞKUN, Gaziantep Üniversitesi Rektörü
Konuşmacılar:
1. Prof. Dr. Jens KREINATH, Wichita State University/Kansas-ABD
2. Doç. Dr. Ferhat KENTEL İstanbul Şehir Üniversitesi
3. Dr. Adeel MALIK. Oxford University/Oxford-İngiltere
4. Prof. Dr. Doğu ERGİL, Fatih Üniversitesi

2. PANEL
14.00-15.30
GAZİANTEP VE BÖLGEDE GÖÇ: AKADEMİK-BİÜMSELTESPİTLER-ÇÖZÜMLEMELER-STRATEJİLER
Oturum Başkanı: Güldal AKŞİT. AK Parti Kadın Kollan Başkanı
1. Doç. Dr. Özkan YILDIZ, Gaziantep Üniversitesi
2. Prof. Dr. Yasin AKTAY, SDE Başkanı. Selçuk Üniversitesi
3. Yrd. Doç. Dr. Sinan ZEYNELOĞLU, Gaziantep Üniversitesi
4. Doç. Dr. Ahmet UYSAL, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
KAHVE -ÇAY

3. PANEL
16.00-17.30
AVRUPADAKİ TÜRK GÖÇMENLER
Oturum Başkanı: Dr. Mohammad TAUB, Oxford University/Oxford-İngiltere
Konuşmacılar:
1. Prof. Dr. Raymond TARAŞ. Tulane University/New Orleans-ABD
2. Doç Dr. M. Murat ERDOĞAN, H.Ü. Göç ve Siyaset Arş. Merkezi (HUGO) Müdürü
3. Dr. Hıdır ÇELİK, Köln University/Köln-F.Almanya
a.  Tülin Erkal KARA. AK Parti Bursa Milletvekili. Belçika-Türkiye Dostluk Grubu Bşk.
s.  Prof. Dr. Aristotle KALUS. Lancaster University/İngiltere
6.  Nihat SORGEÇ. BWK Genel Müdürü

20.30
FİLM VE FOTOĞRAF YARİŞMASİ ÖDÜL TÖRENİ ( BAYAZHAN )

12 MAYIS 2012 CUMARTESİ

4. PANEL
9.00-10.30
GÖÇ. KADİN. GENÇLİK VE ÇOCUKLAR
Oturum Başkanı: Meltem ERSAN. Uluslararası Göç Örgütü
Konuşmacılar:
1. Ömer BOZOGLU. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı-Aile Toplum Hizmetleri Genel Müdürü
2. Prof. Dr. Ercan TATLI DİL Ege Üniversitesi
3. Doç. Dr. Banu AKADLI ERGÖÇ M EN. Hacettepe Üniversitesi
4. Prof. Dr. Adnan GÜMÜŞ. Çukurova Üniversitesi
5. Nermin BEZMEN, Yazar

5. PANEL
11.00-12.30
DÜNYADA GÖÇ
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI. ODTÜ
Konuşmacılar:
1. Bashy OURAISHY. EMISCO Genel Sekreteri
2. Dr. Abdel Aziz Ali KHAZALİ, Yarmouk University/Irbid-Ürdün
3. Prof. Dr. Ahmet Nuri YURDUSEV. ODTÜ
4. Prof. Dr. İbrahim SİRKECİ. Regent's CoIIege London/Londra-İngiİtere
5. Ali ŞAHİN. Gaziantep Milletvekili


6. PANEL
14.00-15.30
GOÇ VE KENTLEŞME, KENTSEL YOKSULLUK VE IDAR1-YONETSEL YAPILANMA
Oturum Başkanı: Berthold GEES, Konrad AdenauerStiftung. St. Augusti n/Almanya
Konuşmacılar:
1. Doç. Dr. Tahire ERMAN, Bilkent Üniversitesi
2. Prof. Dr. Hacı DURAN, Adıyaman Üniversitesi
5. Prof. Dr. Yasar ERJEM. Mersin Üniversitesi^
3. Prof. Dr. Mazhar SAĞU. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
4. Doç. Dr. Rûstem ERKAN. Dicle Üniversitesi_

7. PANEL
16.00-17.30
GÖÇ. KÜLTÜR ve EKONOMİ
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Akif KİREÇÇİ. UNESCO-MOST
Konuşmacılar:
1. Doç. Dr. Salih OZTÜRK. Gazikent Hasan Kalyoncu Üniversitesi
2. Dr. Şükrü ASLAN, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
3. Doç. Dr. Suat KOLU KIRIK. Süleyman Demirel Üniversitesi
4. Yrd. Doç. Dr. Mahmut Çınar. Gaziantep Üniversitesi
5. Prof. Dr. Mouldi GUESSOUMİ. Tunus Üniversitesi

8. PANEL
KAPANIŞ PANELİ SONUÇ DEĞERLENDİRMELERİ: GOÇ DİNAMİĞİNİ KALKINMANIN VE BARIŞIN
DİNAMİĞİ YAPMAK
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Onur Bilge KULA, Hacettepe Üniversitesi
Konuşmacılar:
1. Prof. Dr. Ayhan KAYA, İstanbul Bilgi Üniversitesi
2. Doç. Dr. Ayfer UYANIK ÇAVUŞOGLU. Koç Üniversitesi
3. Prof. Dr. Mohammed Abdel Karem AL-HOURANİ. Yarmouk University/Irbid-Ürdün
4. Dr. Can ÜNVER. Türksam / Hugo
5. Dr. Mümtaz ALİ. Malezya
SONUÇ BİLDİRİSİ TASLAĞI / Doç. Dr. M. Murat ERDOĞAN
KAPANIŞ KONUŞMASI / Porf. Dr. M. Yavuz COŞKUN / Gaziantep Üniversitesi Rektörü

MÜZAKERECİLER (alfabetik sıra ile)
• Mehmet AYDIN- Şehitkamil Kaymakamı
• Dr. Armağan ERDOĞAN- YÖK Başkan Danışmanı
• Dr. Aysu ERKUL, Hacettepe Uni.Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Md. Yrd.
• Prof. Dr. Hasan KAZDAĞU
• Bernd POHLENZ. Karikatürist. TOONPOOLCOM Başkanı/Almanya
• Ekrem SERİN. Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü
• Prof. Dr. Şüveyye SEYFÜLİSLAM. Anna Üniversitesi/Cezair
• Dr. Aysun YAŞAR. Goethe-Universitesi- Frankfurt am Main/Almanya