Seda Didem Erken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seda Didem Erken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.08.2012

Dünya Hali - 10 Ağustos 2012

Gönüllü Sosyal Hizmet
Ve Hessen Türk Toplumu’nun Gönüllü hareketi

Atilla Karabörklü
Hessen Türk Toplumu Başkan yardımcısı
“Dostane” projesi sorumlusu


Yayından:
"2007'den itibaren gönüllü hareketleri geliştirerek, Türk toplumunun güzel yüzünü daha da göstermeye çalışan bir topluluk oluşturduk.
'Dostane projesi' çevremizdeki duyarlılığı arttırmak, toplumsal sorumlulukları üstlenmek amacıyla ortaya konmuş bir projedir. Amaç olarak da Türk toplumunun bulundukları yerlerde sorumluluk alabilmesini sağlamaktır. Böylece ön yargıları kırıp öğrenme süreçlerini geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Alman toplumunun ana unsurlarından biri gönüllü hareketin içerisinde olmaktır. Kendi yaşadıkları topluma katma değer ürettiklerini düşünüyorlar. Türk toplumu olarak toplumun geleceği için sorumluluk almamız gerektiğini düşünüyoruz.
Yaşadığımız toplumda karşılıklı olarak ön yargılar var. Bunların neticesinde Türk toplumu ciddi şekilde baskı altına giriyordu. Bizdeki ön yargıların kırılması ve bu topluma Türklerin gerçek yüzlerini göstermek için gönüllü bir hareket girişiminde bulunduk."


Daha fazlasını dinle: Atilla Karabörklü



Milli Eğitim Bakanlığı Ve Anadolu Üniversitesi İşbirliğinde Yürütülen Programlar İle yurtdışında Açıköğretim ortaokulu ve Açıköğretim lisesi.


Dr. Atilla Doğan
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi

Yayından:
"Almancanız çok iyi olsa dahi çocuğunuzla farklı bir kültürden geliyorsanız önce Türkçe konuşmaya çalışın.
Bizim hizmetlerimiz çok geniş bir nüfuza yöneliktir. Açık öğretim lisesi özellikle yurt dışındaki vatandaşlarımıza 12 yıllık eğitimini sağlamak amacıyla yürütülmektedir.
Açık öğretim okulu Milli Eğitim Bakanlığıyla işbirliğinde hizmet verecek olan 4 yıllık eğitimdir. Bu eğitime 4 yıllık ilkokul belgesi olanlar, 2.derece okuma belgesi olanlar, Türkiye'de ortaokul 1.,2.,3.,4. sınıfı okuyanlar, Batı Avrupa'da öğrenim gören en az 4.sınıfı bitirmek üzere denklik kuranlar başvurabilir.
Açık öğretim lise programlarına, orta öğrenimini bitiren herkes katılabilir. Ve bu alacağınız diploma, bütün örgün liselerle alacağınız diplomalarla eşdeğerdir.
Bu program eğitimde fırsat eşitliği isteyen Avrupa'da yaşayan soydaşlarımıza da hizmet götürmeyi amaçlıyor."    


Evlilikte ilişkiler

Seda Didem ERKEN

Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Yayından:
"Sosyal değiş-tokuş teorisine göre sıkıntılı ilişkileri olan bireyler olmayanlara oranla can sıkıcı davranışları daha çok değiş-tokuş ediyorlar. Algılamada odaklanma oluyor. Yani olumsuz ilişkilerde davranışlara karşı negatif alıyor ve negatif davranıyor. Olumlu ilişkilerde ise davranışlar iyi anlamlandırılıyor.
İnsan ilişkilerinde biraz da subjektif yaşıyoruz. Objektif olamıyoruz bu da bizi kötü etkiliyor.
Evliliklerde ilk 1 yıl çok önemlidir. İlişkilerde boşanma yoluna gitmemek için biraz daha özenli davranış gerekir. Zaman geçirmeyi azaltmamak, hem ayrı ayrı hem beraber vakit geçirmeye çalışmalılar. Partnerinizin mutluluğu sizi de etkiler. Bu yüzden birbirini desteklemek çok önemlidir."


Daha fazlasını dinle: Seda Didem Erken

2.08.2012

Dünya Hali - 03 Ağustos 2012

Avrupa ülkelerinde yerleşik vatandaş ve soydaşlarımız için yaşam boyu eğitim

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan yeni protokol ile batı Avrupa ülkelerinde yerleşik vatandaş ve soydaşlarımızın eğitim   düzeylerinin 12 yıla çıkartılması hedefleniyor...

  
 Prof. Dr. Davut Aydın
Anadolu Üniversitesi Rektörü

Yayından:
"Türkiye'de yüksek öğretim yeniden yapılandırılıyor. Bu bağlamda eğitim 8 yıldan 12 yıla yükseltildi. İlk dört yıl ilköğretim, ikinci dört yıl odaklanma / öğrencilerin ilgi ve becerileri üzerine, üçüncü dört yıllık süreç lise odaklanma programıdır.
22 yıldan beri Batı Avrupa vatandaşlarımıza ve soydaşlarımıza eğitim hizmetini Anadolu Üniversitesi olarak getiriyoruz. Bu 26 yıldan beri süren bir eğitim sistemidir. 1990lardan sonra ilköğretim ve açık liseyi programlarımıza ilave ettik. Böylelikle yurt dışında çalışan vatandaşlarımıza ve soydaşlarımıza, kendilerinin ve çocuklarının oradaki eğitim sistemiyle entegrasyonunu sağlamak, uyum sağlanması amaçlanmıştır.
Belirtmek isterim ki orta okul ve açık lisenin dışında 2 yıllık ön lisans programlarımız var. Bunun dışında Türk Dili ve Edebiyatı, Sosyoloji, Uluslararası İlişkiler gibi üniversite programlarıyla yaklaşık 26 yıldan beri hizmet veriyoruz.
Anadolu Üniversitesinin diplomaları, verdiği dereceler, okuttuğu dersler bütün Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kabul ediliyor.
Anadolu Üniversitesi olarak 81 ilde 25 ülkede uzaktan öğretim hizmetleri veriyoruz."


Davut Aydın'ı dinle (19'29")



Anadolu Üniversitesi'nin Balkanlar ve Rumeli Eğitim-Öğretim Hizmetleri Sonbahar'da Başlıyor






Dr. A. Atilla Doğan 
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi

Yayından:
" Kosova'da Türkçe öğretime büyük bir ilgi var. Onlara çalışmalarımızı anlattığımız zaman açıköğretim hizmetlerinin kendilerine en ekonomik, en kolay, evinden ve işinden, yaş sınırı olmadan verileceğini öğrendiklerinde çok memnun oldular. Anadolu Üniversitesi diplomalarının  çoğu yerde geçerliliğinin olmasından da mutlu oldular.
Balkanlarda çok yönlü ilişkiler ağı olacaktır. Bu öğretim hizmetinin kurulmasında ön hazırlık yapmaya gelen ekip olarak bunu duyurduğumuz için teşekkür ederiz, yine sizin aracılığınızla vatandaşlarımızın nereye, ne zaman başvuracaklarını söyleyeceğiz.
Biz Türkçe konuşan, Türkçe düşünen vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın Türkiye sınırları dışında yaşadıkları ortamda eğitimlerini yükseltmelerini sağlamak için varız."    



Atilla Doğan'ı dinle (8'55")

Aile İçi İlişkiler:
Eşlerde problem çözme

Seda Didem Erken
Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi 

Yayından:
"Eşlerde problem çözme yeteneği gelişmediği zaman şiddetli tartışmalara, ayrılıklara ve boşanmalara yol açıyor.
Köklü uyum gerektiren devreler var. Evlenmek, boşanmak, göç etmek bunların hepsi köklü uyum gerektiren devrelerdir.
Her ailenin karşılaştığı problemler kronik bir duruma geldiği zaman sorun oluşturur. Eşler kendi aralarında uzlaşmaya çalışarak bu sorunu çözebilir.
Özellikle aile problemleri günümüzde çok sorun olmaktadır. Eşlerin ailelerle ilgili durumları bir arada konuşmaya, ortaklaşa çözümleme yapmaya çalışmalılar."


 Seda Didem Erken'i dinle (13'14")


İlgili haberler

Milli Eğitim Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi’nden Avrupalı Türklere Hayat Boyu Öğretim Protokolü

27.07.2012

Dünya Hali - 27 Temmuz 2012


Yapılan son seçimler ışığında Scleswig Holstein Türk toplumu
Scleswig Holstein Türk Toplumu örgütlenmesi ve amaçları
Sivil toplum kuruluşlarının rolleri
Türk toplumunun demokratik katılımı
Göçmnelikten yurttaşlığa geçişte yapılması gerekenler



Dr. Cebel Küçükkaraca
Schleswig Holstein Türk Toplumu Başkanı

Yayından:
"Eyalette 35-40 bin arasında Türk kökenli insan yaşıyor. 51 yılı aşan bir süredir SH'de yaşıyoruz. Sivil toplum örgütleri ihtiyaçtan doğan kurumlardır. Burada yaşayan insanların hak ve çıkarlarının korunması için bir araya geldik. İnsanların haklarının, hukukunun aranması için, korkuların yok edilebilmesi için, ileriye yönelik uzun vadeli politikaların yapılması için 26 kasım 1995'te Schlewig Holstein Türk Toplumu kuruldu. Bir hafta sonra da Almanya Türk Toplumu kuruldu. 14 üye derneğimiz var. Biz partilerüstü bir kurumuz. Herhangi bir siyasi bağlantımız yok.
Schlewig Holstein Türk Toplumu Türk azınlığının önündeki acil sorunların çözümlerine katkıda bulunmaktadır. Azınlık haklarının elde edilebilmesi için köklü çalışmalar yapmaktadır. Ayrıca Türk ve yabancı düşmanlığına karşı uzun vadeli sistemli bir çalışma yapmaktadır. .
Amacımız Almanya'da sosyal barışın ve dayanışmanın eşitlik temelinde gerçekleşmesini sağlamak."

Daha fazlasını dinle: Dr. Cebel Küçükkaraca

Ergenlerde kişilik gelişimi
Seda HARAN
Uzman Psikolog

"Ergen öncelikle bedenindeki değişimlerle ilgilenmeye başlıyor. Bununla birlikte fark edilmeyi çok istiyor. Kendi hakkında olumlu geri bildirim almak istiyor. Bu dönemde ergen çok fazla ben merkeziyetçidir.
Ailenin anlayışlı ve bilinçli olması gerekir. Yabancı ülkelerde bu konu bir sorun teşkil etmektedir. Ailenin iş hayatı yüzünden ergenler yalnız kalıyor ve ailesinin değil de arkadaş çevresinin yaptırımları önem kazanıyor.
Ergenlik döneminde problemler aileleriyle birlikte üstesinden gelinebilir. Aileler problemleri çözmeye yönelik olmalıdırlar. Anne baba çok korkmamalı ve baskıcı olmamalıdır."
Stres ve aile 

Seda Didem ERKEN
Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi

" Stres ailede çok önemli bir faktördür. Eşlerin yetiştikleri toplumsal yapılar çok önemlidir. Evlilik için sağlanacak uyum tamamen bu yapıya bağlıdır. Bu toplumsal yapılar ne kadar farklı olursa partnerlerin aralarındaki problem artacağı için streste artar. Partnerlerin ailelerinin ekonomik durumu da çok önemlidir. Benzer maddi güç benzer eğitimi beraberinde getirir. Bu yakınlık aradaki uyumu sağlamak adına önemlidir.
Aynı zevklere sahip olmak aynı heyecanı paylaşmak çok önemlidir. Bunlar birbirinden farklı olduğu zaman uyumsuzluğa dolayısıyla strese yol açmaktadır.
Ailelerin insanın ruhsal ve bedensel rahatsızlığına çok etkisi bulunmaktadır. Bu yüzden ailede uyumu çok fazla geriye itmemek lazım.
Günümüzde stressiz bir insan yoktur. Stres hayatımızda var. Biz bunları dengelemeye çalışmalıyız. stres zaten hayatımızda varsa bunu nasıl daha aza indirebiliriz bunu konuşmalıyız."   


Seda Didem Erken'i dinle

15.06.2012

Dünya Hali - 15 Haziran 2012


Göçmenlerin yaz tatili döneminde dikkat etmeleri gereken hususlar
Sıladaki yaz tatili sadece deniz ve güneş tatili değil, aynı zamanda kültür tatili de olmalıdır

Dr. Atilla Doğan
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi
 Yayında:
''Bu tatil döneminde deniz ve güneş ilk akla gelenlerden ama son yıllarda Avrupa' da ki gerek eğitim , öğretimle ilgili sivil toplum kuruluşların yönlendirmesi gerekse Türkiye yönelik gençlerin istekleri, arzuları ve Türkiye yönelik yaşam beklentilerinin artması , Türk kültürü Türkçe ve benzeri alanlarda eğitim görmek ve hem tatil hem kültür ikisini bir arada yapmak konusunda beklentiler oluştu.Bunun ikisini aynı anda yapmak mümkün.Özellikle Avrupa'da bizi dinleyen Türkler için bu ciddi bir yatırım alanıdır.Bunlardan gelir elde edilebilir.
     Yabancı dil öğrenme konusu Avrupa'da da önemli ciddi bir yatırım ve emek verilmesi gereken alan.Türkiye'de yabancı diller konusunda gelişmeler söz konusu  ama tabi bizim çocuklarımız için Almanya , Belçika yada Fransa'da bulundukları ülkenin dilini daha iyi bilmeleri okul başarıları için gerekli olurken Türkçe ve Türk kültürüne ilişkin eksik bilgilerini de tamamlama konusunda ciddi yatırımlara ve girişimlere ihtiyaç var.Göçmen olmayı öğrenmek bir niyet değil bir harekettir ve bir emektir sonradan yapılmaz çocuklar doğduktan itibaren ailelerin başlaması gerekir.Yaklaştığımız yaz tatili de aileler için bulunmaz bir fırsat.''
Atilla Doğan'ı dinle
........................................
Yabancı toplumlarda kimlik ve aidiyet
Seda Haran
Uzman Psikolog
  Yayından:
''Bizim Türklerin yolculuğu çok uzun zamanlara dayanıyor. İlk zamanlarda da karşılaşılan en önemli sorunlar dan birisi kimlik sorunu , Türk olmak etnik köken yapısı. Geçici bir durumdu Almanya'ya gibi ülkelerde kalıcı oldu bugün 3 milyon gibi önemli sayıya ulaşıldı. Tabi ki Türküz , Türk vatandaşıyız ama oranın yaşam şartlarına uyum sağlamak çok önemli. Uyum sorunları değişik şekillerde    görülüyor . Kadının , erkeğin , çocuğun uyum sorunları farklı farklı ortaya çıkıyor. Türk vatandaşı kendi işlerini yapan , kendi dükkanını açan bir birey haline geldi. Böyle olunca da nüfusta da artışlar meydana geldi. Almanya'da olsun diğer ülkeler olsun Türklerin daha hala orada uyum sorunları olduğunu kendi Türk kültürünü sıkı sıkıya tuttuğu görülüyor. Böylece  farklılıklar ortaya çıkıyor ve gizli şiddet oluyor. Ruh sağlıkları bozuluyor. Orada ki ergen çocukların bilmediği farklı kültür sınavları oluyor. Ve böyle olunca çocuklarımız yapılan sınavlar olsun anlamadığı için zekası düşük gibi algılanıyor. Bu yüzdende hayatı sonuna kadar zekası düşük damgası oluyor. Türkler oralarda dışarıdan , şüpheciliği utangaçlığı daha fazla olan dindar görünen olarak görülüyor. Tabi  daha iyi yerlerde olan Türkler var eğitime önem veren siyasette , politikada yer alan kendi milletini koruyan Türkler'de var. Bütün bunlar aslında daha iyi yaşamak için yapılıyor fakat hepsi iyi olmuyor. Bireylerin ruh sağlıkları bozuluyor. Türklerin biraz daha esnek olmaya bakmak yenilikler  açık olmak bu sorunları ortandan kaldırır. Tabi ki Türk kimliğini de korumalılar.''      
........................................
Kadın erkek ilişkilerinde sorunlar: vajinusmus
Seda Didem ERKEN
Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi
  Yayından:
 ''Cinsel ilişkiye müsaade etmeyecek oranda vajina kaslarındaki kasılma ve rahatsızlıktır.Tedavi edilebilecek bir rahatsızlıktır.Türkiye 'de ve diğer muhafazakar ülkelerde de ilk gece korkusunu anlatıyorlar.Genç kızlar kendi aralarında konuşularak da ortaya çıkıyor. Yıllar boyunca kıza bir şekilde kendini koruması öğretilmiş.Böyle sorunlar yüzünden istemsiz kasılma vajinanın içine girilmiyor.Erkekler bu yüzden partnerlerine    kibar davranmalıdır. Alkol , kullanımı yada bir takım , iğneler , kayganlaştırıcı ilaçlar var o şekilde halletmeye çalılıyor.Bazı insanlar bırakın ilişkiye girmeyi birbirlerine dokunamıyorlar soyunamıyorlar. Böyle olunca da ilişki  bir süre sonra bozuluyor.Bazen 5 , 6 yıllık ilişkiye girememiş çiftler var ne kadar çabuk tedavi olursanız o kadar sağlıklı oluyor. İlk önce jinekolojik bir muayeneye gönderiyoruz daha sonra tedaviye alıyoruz. Temelinde tabi yanlış bilgilenme , yanlış yönlendirme yada hastanelik olacağını düşündükleri için ilişkiye giremiyor. Hatta bazen hamile kalmaktan korktukları için ilişkiye giremiyorlar. Eğer çocukluğunda taciz falan yada bir saldırı varsa o sebepten dolayıda girilemiyor.Aşırı katı bir toplum yada günah , ayıp yada zina falan olarak öğretildiği için yanlış bilgiler böyle bir hastalığa sebep oluyor. Kızlık zarının nasıl bir işlevi olduğunu bilmiyorlar. Kendi bedeni ile ilgili sorduğumuzda bir şey bilmediği ortaya çıkıyor. Kişi organlarıyla barışık olmalıdır.''
Seda Didem Erken'i dinle:

1.06.2012

Dünya Hali - 01 Haziran 2012


Anadolu Üniversitesi'nden Yaz Dönemi Eğitim Atağı

Batı Avrupa'da yerleşik Türklere tezsiz yüksek lisans ve sertifika programları başvuruları başladı.

Dr. Ahmet Atilla Doğan 
Anadolu Üniversitesi Batı Avrupa Programları Koordinatörü

"e-Sertifika Programlarına kayıt olabilmek için en az lise mezunu olmak gerekiyor. Öğrenci Seçme Yerleştirme Sınavı’ndan yeterli puan alamayıp herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleştirilememiş adaylar e-Sertifika Programlarına başvurarak dilediği alanda öğrenim görme imkânı yakalayabiliyor. Herhangi bir meslekle uğraşırken farklı bir alanda öğrenime ihtiyaç duyan bireyler de e-Sertifika Programlarına kayıt yaptırarak ilgi duydukları alanda öğrenim görme imkânı yakalamış oluyor.

Ayrıca KOBİ’lerde yapmakta olduğu işe ait bilgilerini güncellemek isteyen bireyler e-Sertifika Programlarından yararlanabiliyor. Bunların yanı sıra herhangi bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olup farklı alanda kendini yetiştirmek isteyen bireylerin de ihtiyaçlarına cevap veren e-Sertifika Programları öğrencilere kendi alanlarının yanı sıra farklı bakış açıları kazandırmayı amaçlıyor.

Bu dönem 42 farklı e-Sertifika Programı ile Batı Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımıza yönelik olarak 7 Batı Avrupa e-Sertifika Programı sunuluyor. "



Daha fazlası için A. Atilla Doğan'ı dinle:

....................................................................

Yabancı toplumlarda kimlik ve aidiyet
Her iki kültürün sentezlenmesiyle daha donanımlı bir Türk kimliği oluşturmak mümkün.


Seda Haran
Uzman Psikolog

Yayından:
"Memleketi hatırlatan her şey ilk gidenlerin hayatında daha önemli hale geldi. Ana vatan yüceltildi. Sanki oradaki sorunlar Ana vatanda yokmuş gibi düşünüldü. Bu yüzden bulundukları yere kendilerini ait hissetmeleri çok zaman aldı.
Şimdi ise durum farklı. Yeni kuşaklar oluştu. Türkler farklı sektörlerde son derece başarılı oldu.
Önceden kendileri bile böyle bir başarı beklemiyorlardı.
Şimdi artık oraya ait olmak, o kimliği oluşturmak zamanı. En çok dikkat edilmesi gereken şey güven duygusu. Bu karşılıklı olması gereken bir şey. Oradaki toplumun kanunları, yaklaşımı da buna yardımcı olmalı.
Yerli toplumda kabul mekanizmasının da öğrenilmesi gerek. Bu tek yanlı bir süreç değil. Yerli toplumun da aynı çabayı göstermesi gerek.
Türklerin kendi mahallelerine ayrılmaları değil yerli toplumun içine yayılmaları gerek.
Kültürlerin bir arada yaşaması zenginliktir. Bu zenginliğin oluşmasını engelleyen uygulamalar var: ırkçılık, ayrımcılık...


Daha fazlası için Seda Haran'ı dinle:
....................................................................

Obsesif kompülsif bozukluk - 3
Tedavi teknikleri


Seda Didem ERKEN

Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Yayından:

"Tedavide Erteleme tekniği kullanılıyor. Takıntı yaptığı şeyi beş on daki , birkaç saat ertelemeyi öğreniyor. Bir süre sonra erteleme süresi o kadar artıyor ki yapacağı şeyin önemi kalmıyor.


İkinci teknik "azaltma".
Kapıyı 50 defa kontrol ediyorsa önce 40'a sonra 30' indiriyoruz.
Burada yaşadığı kaygı orta şiddette olacak. Bir süre sonra kaygının şiddeti azalacak. Örneğin 10 üzerinden 5-6'ya sonra da 1-2'ye düşürmeye çalışıyoruz.
Azaltma'da sayı ile ilgili durumu sistematik olarak ve kaygı şiddeti skalasını unutmadan yapıyoruz.


"Maruz bırakma"
Burada da bir kaygı skalası var.
Lavaboya dokunmama gibi bir takıntı olsun. Hiç elini dokundurmayan kişiye önce bir parmağını, sonra iki parmağını dokundurup bir süre yıkamamasını istiyoruz. Sıkıntısı ço yüksekse biraz yavaşlıyoruz.
Sonra avuç içiyle dokunmasını istiyoruz."

Düşünsel takıntılarda yapılması gerekenler biraz daha farklı. Bu takıntılar daha zor, daha yapışkan.
Bununla ilgili teknikler de farklı.
....................................
UYARI: Burada yazılanlar tedavi süreciyle ilgili tekniklerin sadece küçük bir bölümünü anlatmaktadır. Daha fazlasını dinlemek için lütfen bağlantıya tıklayın:

Seda Didem ERKEN'i dinle


18.05.2012

Dünya Hali - 18 Mayıs 2012 Cuma



Ailenizde bana da yer var mı?
Türk ailelerin de koruyucu aile olmaları için ne yapmalı?


Kamil Altay
Umut Yıldızı Derneği Başkanı
"Çeşitli nedenlerle Gençlik Dairesi (Jugendamt) tarafından koruma altına alınan bir çocuğu ailesine kavuşturmak için bir çalışma başlatmıştık. Fakat hukuki sürecin uzaması durumunda, Gençlik Dairesi'nin yurtlarında veya Alman bakıcı ailenin evinde kalan çocuklarımız her geçen gün kendi ana dil, kültür ve dinlerinden uzaklaşıyorlardı. Bunun önüne geçebilmek için zaten Alman yasalarında geçerli olan Koruyucu Aile konusunu gün yüzüne çıkardık. Yani Türkleri de bakıcı aile olabileceklerini, bu çocuklara kapılarını açarak bu çocukların kendi anadillerinde, kültürleri ve dinlerinde büyüyebileceğini değerlendirdik ve kamuoyuna sunduk."

Daha fazlası için:
Kamil Altay'ı dinle
Dünya Hali'nde Gençlik Dairesi ile ilgili olarak daha önceki konuşmalar:
Almanya'da Jugendamt (Gençlik Dairesi) Kuruluşu, tanımı, işlevi ve uygulamada göçmen çocuklarla ilgili olarak ortaya çıkan sorunlar.
Avukat Mesut GÜLVEREN
Yayından:
Mesut Gülveren'i Dinle
Jugendamt nedir?
Almanya’daki Türkler için önemi. Sorunlar, çözüm önerileri.
Avukat KEMAL ÇAL
Yayından:
Kemal Çal'ı dinle
Almanya Gençlik Dairesi'nin organizasyonu ve yasal düzenlemeleri; görevleri, sunduğu hizmetler…
Avukat Aynur AKDENİZ /Almanya
 Yayından:
Aynur Akdeniz'i dinle
Almanya Gençlik Dairesi’yle ilgili olarak göçmen vatandaşların yaşandığı sorunlar… Hangi durumlarda çocuklar ailelerinden alınıyor…
Göçmen olmayı öğrenmek: göçmenlerin aile içi iletişim sorunlarının çocuk eğitimine olumsuz etkisiDr. A. Atilla DOĞAN
 Anadolu Üniversitesi
Öğretim Üyesi
"Aile içi iletişim konusu çok geniş bir konu. Öğrenme ve öğretme sürecinde okul başarısını arttıran faktörler çeşitli araştırmacılar tarafından sürekli irdeleniyor. Okul başarısı üzerinde olumlu etkisi olan faktörlerden biri de okul ve ailenin ilişkisi. Bu, Avrupa'da, özellikle göçmen kökenli insanlarımızın çoğunlukla bulunduğu Almanya'da çok önemli. Eğer bazı aileler, "ben çocuğuma yeteri kadar harçlık veriyorum, çocuğa ayrı bir oda da açtık. istediği kitabı, istediği yayını alıyoruz. Daha ne yapalım! Hala karnede notlar kötü geliyor" diye düşünüyorlarsa, o zaman olayın sadece maddi, fiziki imkanlarla ilgili olmadığına dikkat çekmek lazım."

Daha fazlası için:
Atilla Doğan'ı dinle

Obsesif Kompulsif Bozukluk-2
Seda Didem ERKEN
Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Seda Didem Erken'i dinle
Programın podcast kaydını dinle

19.04.2012

Dünya Hali 20 Nisan 2012 Cuma

Almanya'da Hauptschule Sorunu


OECD ve benzer araştırmalarda Almanya'nın eğitim başarı sıralamasında  arka sıralara düşmesinin suçu kimin?
Göçmen ailelerin çocukları Almanların başarılarına engel mi oluyor?
Eğer sorunsa bu sorunun nedenleri nedir?
Bu sorunun giderilmesi için ne gibi girişimler bulunmaktadır.
PISA araştırmaları sonucundaki olumsuz tablo nereden kaynaklanıyor?
Alman eğitim sistemi uyum konusunda destekleyici mi, neler yapılmalı?

Metin Özısınmaz
Öğretmen
Metin Özısınmaz
Hauptschule sorun mu?
Eğer sorunsa bu sorunun nedenleri nedir?
Bu sorunun giderilmesi için ne gibi girişimler bulunmaktadır.
Pisa araştırmaları sonucundaki olumsuz tablo nereden kaynaklanıyor?

Alman eğitim sistemi uyum konusunda destekleyici mi, neler yapılmalı?


Yayından:
"Birtakım önlemler alındı ve hauptschuleyi çekici hale getirmeye çalıştılar ama bu sorunu çözmedi.
"En güzeli bileşik okullar.
"Eyalet sistemi olan Almanya'da Hauptschule düzenleri de farklılık olabiliyor.
"Bu Federal Eğitim bakanlığının çözüm bulması gereken bir durum.

"PISA araştırma sonuçları da Hauptschule öğrencilerinin düzeyinin çok aşağılarda olduğunu gösterdi. Eğitim bilimciler o zaman harekete geçtiler.
"Bu okula giden çocukların aileleri sosyal statüleri düşük ailelere. Çocuklara yeterli desteği aileler veremiyorsa bu desteğin okullarda verilmesi gerekiyor.
"Aslında aileler çocuklarının kendilerinden çok daha iyi yerlere gelmesini istiyorlar ama yeterli olamıyorlar.

"Göçmen çocukların oranı %33 oysa Gymnasiumdaki göçmen çocukların oranı %1,8 civarında.
"Burada bir yığılma var ve diğer tarafta eleme sonucu çok düşük düzeyde göçmen çocuk var. Bu durumda eşitlikçi bir eğitimden söz etmek mümkün değil."



Daha fazlası için
Metin Özısınmaz'ı DİNLE

OECD araştırmalarıyla eleştirilen, seçici, eleyici ve fırsat eşitliğinden uzak Almanya Eğitim Sistemi uyum sorunu mu yaratıyor?

Dr. Atilla Doğan, sosyal ve ekonomik yönden en altta olan göçmen çocuklarının bir araya toplandığı Hauptschule'ler ve Uyum Sorununu göçmen olmayı öğrenmek kapsamında, Dünya Hali'nde ele alıyor.
Dr. A. Atilla DOĞAN
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi
A. Atilla Doğan


Yayından:


"Bu konuyu özellikle göçmen olmayı öğrenmek kapsamında değerlendirmek istiyorum. PISA vi diğer araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlar Almanya'da eğitim başarısının istenilen düzeyde olmadığını ortaya koydu.
Almanya 22. sıradan sonralarda yer alıyor. Siyasetçilerin de tepkisi şöyle oldu. Bir yansıtma yaptılar, meselenin Türk öğrencilerden kaynaklandığını söylediler.
Ne olacak bu göçmen kökenli çocuklar sorunu şeklinde değerlendirirsek sorunu çözemeyiz. Bunları başarısız yapan sorunları alt alta koymamız gerek.
Bütün bu sörunları çözsek de sorun çözülecek mi.
Bazı uzmanlar hayır duyor.
OECD'ye göre Alman eğitim sistemi seçici, eleyici bir sistem.
Ekonomik olarak güçlü olmayan bir kesimin Almanya'nın ekonomik olarak güçlü bir kesimini oluşturması mümkün değil.
Türkler kendi sınıfı içinde diğer göçmen gruplara göre daha başarılılar.
Kız çocukları da erkek çocuklara göre daha başarılı.
Almanya'da eğitim sitemi kötü giderken göçmen kesimin eğitiminin iyi gitmesi beklenmez.
Sistemin daha başarılı hale gelmesi için genel anlamda ayrım gözetmeksizin bir değişiklik gerekiyor.
Almanya bbizim vatanımız. Artık ayrımcılık yapmadan, neden Almanya 25. oluyor. Bu sorunu gidermek istiyorsanız bizim de katkısı olması lazım. Toplumun bir kesimini ayrıştırırsanız toplumda ayrım yaparsınız.
Gymnasium öğrencileri ve Huptschule öğrencileri ayrı salonlarda spor yapıyorlar.
Fınsat eşitliği sağlayack yeni bir eğitim modelini almanya'nın da araması ve bulması lazım?"


Daha fazlası için:
Atilla Doğan'ı DİNLE
Takıntılı mısınız?
Obsesif kompulsif bozukluk 
Takıntılarınızı ve takıntısı olanları anlamak için mutlaka dinleyin!


Seda Didem ERKEN
Psikolog
Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi


Yayından:
Seda Didem Erken
"Kısaca takıntı hastalığı olan kişilerden bahsediyoruz.
"Bir rüşünsel ve imej olarak, ve bir de davranış olarak takıntılardan söz ediyoruz.
"Obsesyon, kimi zaman istenmeden gelen, belirgin kaygı ve sıkıntıya sebep olan bir rahatsızlık.
"Düşüncelere ve yinelen düşler, dürtüler illa ki gerçek yaşamla bağlantılı olmak zorunda değildir.
"Alakasız bir şeyi de düşünebilir. Bu "düşüncenin patinaj yapmasına" benzetilebilir. Bu yüzden düşünsel, düşlerle ilgili takıntılar diyebiliriz.
"Kişi bu takıntıyı bastırmak için başka şeyler çarıştırmaya veya onu düşünmemeye çalışır. Ama bu çözüm olmaz. Çünkü bunu yaparken zaten onu düşünmüş olur.
"Bu durum olduğundan daha da yoğunlaşmasına neden olabilir.
"Baskılamamak gerek. Bizi korkutan, kaygı yaratan durumlardan kaçınmamak, baskılamamak gerek.
"Baskılamayacağız, uygun bir yöntem değil.
Kişi aslında bunları bu kadar düşünmemesi gerektiğini bilir ama elinde olmadan, dürtüsel olarak düşünür.
Kompülsiyonlar
"Düşünce çok dayanılmaz olduğunda, onun doğrultusunda kişiyi bir eyleme yöneltebilir. Defalarca el yıkamak, bir şeyleri düzenlemek... kapı kilidini kontrol etmek ve bunu defalarca yapmak.
"Simetri isteği vardır, eğri duran şeylere tahammül edemezler. Yamuk duran bir şey varken restoranda yemek yiyemez. Çizgilere basarak veya basmayarak yürümek.
"Bunu bütün gün yaşayan kişi, bunun saçma olduğunu bilir ama yapmadan edemez.
"Titizlik ve takıntı hastalığı arasında çok az bir ayrım vardır.
Bazı hastalarda eller temizlenmekten parçalanır, o kadar yoğundur."


Daha fazlası için:
Seda Didem Erken'i DİNLE

6.04.2012

Dünya Hali - 06 Nisan 2012 Cuma













3 Nisan 2012 Salı günü Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset araştırmaları Merkezi (HÜGO) tarafından düzenlenen Dönüşen ve Dönüştüren Ulusötesi Göç: Avrupa Türkleri konulu sempozyumun ardından


Avrupa'da Türkiye kökenliler nasıl bir gelecek hedefliyorlar?
Kula:"Her kültür çok kültürlüdür." "Salt toplumun beklentilerini yerine getirse asla birey olamaz. Salt bireyselliğini vurgulasa asla toplumsal varlık olamaz."


Prof. Dr. Onur Bilge Kula

Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü



Yayından:
"Türkiye kökenliler Alman toplumunun kültürel rengini çok etkilediler. Bizim kültürümüzü oluşturan renkler Almanya'adaki kültürel yapıya girdi ve rengini değiştirdi."

"Her iki ülkenin yetkilileri insani olarak soruna yaklaştığında, orada yaşayan insanların yaşamlarını kolaylaştırmaları gerektiğini görürler."



Onur Bilge Kula'yı dinle (18'14")















Anadolu Üniversitesi Batı Avrupa Programları Öğrenci Seçme Sınavına katılmak isteyen lise veya dengi okul mezunu öğrenci adaylarına yönelik;



 Öğrenci Seçme Sınavı, 
Sınavsız Geçiş, İkinci Üniversite başvuruları bu yıl online yapılıyor.  





Dr. Atilla Doğan başvuru ve programlar hakkında ayrıntılı bilgi verdi. 
   Yayından:
''Türk toplumunun bazı sorunlara karşı nasıl bir tepki oluşturması lazım nasıl yapması lazım ? Buda sert tepki değil daha aksine daha fazla eğitim alanında sosyal aktiviteler de yer almak yaşadığınız ülkenin dilini kültürünü daha iyi öğrenmek lazım en iyi tepki böyle olur. Avrupa ' da ki Türk dünyasına hizmet veriyoruz diyoruz ama biz  Türkiye ' ye gönül vermiş insanlara eğitim hizmeti veriyoruz. İlköğretimde Yüksek eğitime kadar her alanda eğitim veriyoruz. 30 Nisana kadar süremiz var başvuru yapılması için. Şu anda online hizmet vermeye başladık. Ön lisans programları var bunlar 4 , lisan programları bunlar 8 dönemlik eğitimlerimiz var. Bizler istersek 2. üniversiteye sınavsız kayıt olabiliyoruz.  son zamanlarda Türkiye'de üniversite okuma arzusu var. Biz de duvarsız eğitim fırsat eşitliği sunma mutluluğunu da yaşıyoruz. Eğitimi geliştirmek için okula gitmek şart değil online sistemler gelişti teknoloji gelişti. Fransa 'da Paris yada diğer ülkeler de dahil Anadolu Üniversitesi sınavları aynı anda yapabiliyor. ''                                           




Dr. Atilla Doğan başvuru ve programlar hakkında ayrıntılı bilgi verdi. 













Panik bozukluğun tedavisi ve sıkça sorulan sorular

Seda Didem Erken
Psikolog

'' Panik atakta Öncelikle kontrol altına alınabilir, panik atak korkusunu düşünmemek.Zamanla psikolojik sorunları gidermek Panik bozuklukta 2 temel araç var birincisi ilaç ikincisi terapi. Bunaltı ve kaygı durumlarını önlemek yalnız kalabilmek paniği önemsememek. Panikten dolayı eski hayatın normalleşmesi Hiçbir panik belirtisi olmadan tedaviye devam edilmesi gerekiyor. Tekrarlaması adına biraz devam edilmeli. Bozukluk kanısı varsa ilaç kullanmak gerekiyor. Bazen insanlar ilaç kullanmak istemiyorlar fakat ilaç kullanmak şart. İlaç kullanmak yanı sıra hekimle hasta olan kişinin arasında danıştığı kişiyle iyi iletişim kurması gerekiyor''


Programın tamamını dinle:
06.04.2012 DÜNYA HALİ_562''

Programın tamamını dinle: