18.12.2012

Dünya Hali - 17 Aralık Pazartesi


Almanya'da Karagöz ve Hacivat gösterileri

Ali Köken

Yayından:
''1994 yılında ilk defa Almanya’da karagöz perdesi açtım. İlk oyunum Türkçeydi, Türklere yönelikti.
Almanların da ilgisi olduğunu görünce Türkçe anlamı  ‘’Bay Anlamayan’’  isimli bir oyun buldum.
Oyunu biraz geliştirdim. Oyuna Alman karakterler kattım.
Almanca bir oyun olduğu için Alman kamuoyunun güzel tepkileri oldu.
1999 yılında ilk defa büyük bir turne aldık Almanya’da. Türkçe ve Almanca olarak.
O günden bu güne Karagöz ve Hacivat’ı oynatmaya çalışıyoruz.''



Mete Atay /Bonn

Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı


Yayından:
''Bu konuda çalışmalar çok az ve çok zaman istiyor.
Bunların kabul edilmesi uzun bir süreci gerektiriyor.
Almanya da bugün okullara 500-600 bin Türk kökenli öğrenci gidiyor.
Bunların öğretmenleri, çevresinde ki insanlar Türk kültürüyle çok yakından ilgileniyorlar.
Türk kültürünün özellikle okul çağındaki çocuklar için Karagöz ve Hacivat’ın çok büyük bir önemi var.


Ali Köken ve Mete Altay'ı Dinle



"Berlinde Osmanlı İzleri"

Ufuk Yaltıraklı


Yayından
:
''Berlin teknik üniversitesinin teklifi sonucu seminerlere başlandı.
Bu seminerlerin amacı herhangi bir tarih tezini sunmak ya da savunmak değil aksine Berlin’de ki Osmanlı izlerini turistik bir geziyle tanıtmaktı.
Amacımızın da dışına çıkmadık.
İki seminer düzenledik şuana dek, Şubat ayında 3. Semineri yapmayı planlıyoruz.''


Mete Atay /Bonn
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı

Yayından:

''Almanya Türkiye’den binlerce kilometre uzak olsa da tarih boyunca her zaman sıcak ilişkileri, iş birlikleri olmuştur.
Bizim yalnızca Almanlarla silah arkadaşlığımız silah dostluğumuz var diye biliniyor ama onun dışında çok daha farklı ilişkilerimiz çalışmalarımız ve iş birliklerimiz olmuş.
İnsanların bunları bilmesi gerekiyor.  Bazı Almanlar sanki dünyada Almanya’dan başka göç alan ülke yokmuş gibi göçmen kökenlilere tavır alıyorlar.
Halbuki bu tarihi yakından bilmiş olsalar sanıyorum davranışları daha normal ve daha olumlu olur.''


Ufuk Yaltıraklı ve Mete Altay'ı Dinle

14.12.2012

Dünya Hali - 14 Aralık 2012


''Avrupalı Türk Gençleri üzerine Değerlendirmeler'' - 2

Dünya Hali ''Avrupalı Türk Gençleri'ni; Dr. A.Atilla Doğan'ın değerlendirmeleri ile ele alıyor.

Dr. Atilla Doğan
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi

Yayından:
“Almanya’da yapılan bir araştırmada Türk vatandaşların Alman vatandaşlarına göre daha fazla suç işlediği görülmüş.
Ancak bu çocuklar burada doğdu, buranın okullarına gitti, burada sosyalleşti. Yani toplumlaşmasını burada tamamladılar.
Siz bunları neye göre Türk ya da Alman genci diye ayırıyorsunuz sorusunu ben bu araştırmayı yapanlara sormak, karşı karşıya oturup tartışmasını yapmak isterim.
Suç bireyseldir. Etnik gruplara yönelik suçlama yapılamaz.
Bir suç araştırmasında Türk ve Alman ayrımı yapılmasının çok yanlış olduğunu söylemek isterim.
Bir kişi bir suç işlemişse o suçu kişisel olarak işlemiştir ve işlediği suçtan o kişi sorumludur.”
Dr. Atilla Doğan'ı Dinle


Stres ve stresle baş etme yolları - 3
Seda Haran
Uzman Psikolog


Yayından:
"Stres istesek de istemesek de hayatımızda var. Streslere karşı yaklaşımlarımız çok önemli.
Olumlu düşünmek, olumlu hissetmek ve olumlu tutumlar kazanmak o olaya ilişkin gerginliği azaltıyor.
Çok karamsar, çok kötümser, olumsuz düşüncelerimiz olduğunda ise, stresin ya da bu stres yaratan durumun bizim üzerimizdeki etkisi çok daha ağır oluyor.
Karşılaşılan zorluklarda, zorluk küçükken olayı ele almak çok önemli.
 En ufak bir sıkıntıyı en ufak bir aksamayı felaket olarak görüp olayı büyütmemek gerek.
Sadece düşünmek, sadece kafada kurmak sorunlarımızı ne yazık ki çözmüyor.
Yani sadece oturup olayın üzerinde düşünmek endişelenmek çözüm olmuyor.
Bu yüzden olayı çözebilmek için harekete geçmek çok önemli."


Seda Haran'ı Dinle


Eşler arası mal davaları-1

Av.
Eyüp Sabri Canbolat


Yayından:
''Mal rejimi, idaresine, düzenlenmesine, yönetilmesine ilişkin bir durum.
Mal rejimi sözleşmesi,  evlenmeden önce ya da evlilik sürerken yapılabilir.
Sözleşmeyi kanun taraflar bir arada yapar diyor ama bizim toplumumuzda arkada bir tribün oluşuyor.
Gelinin damadın tüm yakınları katılıyor.
Edinilmiş mal bir insanın kendi kazancıyla edinmiş olduğu maldır. Yani çalışmasına karşılık olarak aldığı maaş, para, araba, arsa gibi kişinin kendi kazandığı mallar edinilmiş maldır.
Kişinin ailesinden ya da kendinden evlilik öncesinde edinmiş olduğu mallar boşanıldığında karşı tarafa miras olarak kalmaz.
O mallar kişinin kendi kişisel malıdır.''


Av. Eyüp Sabri Canbolat'ı Dinle


12.12.2012

Dünya Hali - 12 Aralık 2012

Belçika ve Türk toplumunun eğitimle ilgili sorunları

Belçika’da eğitim ve Türk toplumunun eğitimle ilgili sorunları
Göçmen kökenli öğrenciler okul sisteminde ayrımcılığa uğruyor mu?
Belçika’da Türkçenin önündeki engeller
Göçmen kökenli öğrencilerin Türkçe konuşması önünde engel var mı?
Anadili öğreniminin önüne çıkarılan engeller
Sivil toplum kuruluşları neler yapmalı?

Dr. Orhan Ağırdağ/ Belçika
Gent Üniversitesi
Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi

"Belçika eğitimde eşitsizlik konusunda ilk sırada.
Türk grubun altında bir grup göremiyoruz.
Göçmenler arasında da Türkler en geride yer alıyor.




Doç. Dr. Kutlay Yağmur/Hollanda
Tilburg Üniversitesi
Dilbilim Bölümü
Öğretim Üyesi

"Hollanda'da da benzer bir durum söz konusu.
Türk çocuklarını yaklaşık %85'i meslek okullarına gönderiliyorlar.

Dr. Can Ünver
Türksem Göç Araştırmaları Enstitüsü Başkanı

"Avrupa ülkelerine baktığımızda sınıf toplumu olmanın özelliklerini eğitime yansıdığını görüyoruz. Bu da erken seleksiyon anlamına geliyor.
Türk çocuklarının eğitimde alt sıralarda yer alması onların daha az zeki olduğu anlamına gelmiyor
 Orhan Ağırdağ, Kutlay yağmur ve Can Ünver'i dinle - 1. Bölüm
 Orhan Ağırdağ, Kutlay yağmur ve Can Ünver'i dinle - 2. Bölüm

10.12.2012

Dünya Hali - 10 Aralık 2012


Almanya Türk toplumunda kültürel çalışmalar

Osman Okkan
Kultur Forumu
KuPoGe Kültür Ödülü sahibi

Yayından:
''İnsan manzaraları 20-25 yıllık bir çalışmanın ürünü diyebiliriz.
İnsan manzaraları içinde 6 önemli ve Avrupa dillerine de çevrilmiş olan Türk yazarını belgesel olarak tanıttık.
Bunlar Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Murathan Mungan, Aslı Erdoğan oldu.
2012 yılı başında bu belgesellerin tümü Alman ve Fransız televizyonlarında yayınlandı.
Okul ve üniversitelerden gelen istekler üzerine bu yarımşar saatlik belgesellerin onar dakikalık okullarda kullanılabilecek biçimde bir versiyonunu hazırladık.
Buda bizim için sevindirici bir şey oldu.

Türkiye Almanya Kültür Forumu çok öncelerden aklımızda olan bir projeydi.

O sıralarda çok sayıda hem Türkiye’den hem Almanya’dan yazarlarla sanatçılarla ilişkim sürmekteydi.
Türkiye’nin çok canlı kültür ve sanat yaşamının Almanya’ya yansımadığına tanık olmaktaydık.
Türkiye imajının da bu yüzden gerçek düzeye ulaşmadığı görülmekteydi.
Bunun üzerine tanıdığımız ilişkide olduğumuz insanlarla konuştuk. Onlar da bu projeye çok sıcak baktılar.
Bu projeyi okuma akşamları, sanat sergileri, görsel sanatlar konusunda sergiler ve konserler düzenleyerek geliştirdik.
Son yıllarda da kültür programlarının ötesinde medya programları oluşturduk.''

Osman Akkan'ı dinle 1. Bölüm



Gözde Yaman Şahin
Berlin Kültür Müşaviri

Yayından:

"Biz Almanya’da Türk kültürünü,  örfünü, adetini, geleneğini, sanatını Almanlara tanıtmaya çalışıyoruz.
Almanya Türkiye’de ki önemli pazarlardan biri turizm açısından.
Geçtiğimiz sene yaklaşık %10’luk bir artış kaydetmiştik. Bu yılda %5’lik bir artış var.
Halen artış kaydedilebildiğine göre bu da bizim yaptığımız tanıtımlarla çok bağlantılı diye düşünüyoruz.
Bu yıl yaklaşık 3 milyon kişi Almanya’dan Antalya’ya gitti. 1 milyon kişi de ilk kez olmak üzere İstanbul’a gitti. Bu çok büyük bir rakam. İstanbul’un 8 milyon turist aldığını düşünürsek bunun büyük bir bölümünü Alman turistler oluşturmuş oluyor.
İstanbul son derece merak edilen bir kent haline geldi. Tabi bunu biz yaptık demenin imkanı ihtimali yok.  Biz bunu ürün olarak paketleme noktasında çaba sarf ettik."


Mete Atay /Bonn
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı

Yayından:
"Almanya Türkiye için çok önemli bir ülke.
Turizm konusunda Türkiye artık hayallerini gerçekleştirdi diyebiliriz. Koyduğu hedeflere ulaştı belki de onları aştı.
Ama bu grafik tabi ki giderek artarak sürüyor,  gittikçe de yükselecek sürmeye devam edecek."


 Gözde Yaman Şahin ve Mete Altay'ı dinle 2. Bölüm

7.12.2012

Dünya Hali - 07 Aralık 2012


''Avrupalı Türk Gençleri üzerine Değerlendirmeler''

Dr. A. Atilla Doğan
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi 
A. Atilla Doğan

Kimi bilim uzmanları tarafından araştırmalara konu olan Avrupalı Türk Gençleri üzerine, Amerikalı, Japon ve Avrupalı bilim insanları çeşitli dönemlerde çeşitli araştırmalar yaparak,  kuramlar oluşturmaya çalışıyorlar.

Bu gençler hakkında Türk bilim adamları da çeşitli araştırmalar yapmaktalar. Kimi zaman da proje bazında farklı disiplinlerdeki bilim insanları tarafından ortak çalışmalar da yapılmakta.


Bu gençler kimdir?
Bu gençlerin düne, bugüne ve geleceğe bakışları nasıldır?
Nasıl yaşarlar, arkadaş grupları kimlerden oluşur?
Bunlar hakkında oluşan önyargılara bakışları ve bunlar hakkındaki görüşleri nelerdir?

Dünya Hali ''Avrupalı Türk Gençleri'ni; Dr. A.Atilla Doğan'ın değerlendirmeleri ile ele alıyor.

 Dr. Atilla Doğan'ı dinle

Stress ve sonuçları - 2

Seda Haran
Uzman Psikolog

Yayından:
''Eğer kişi olayları kontrol edilemeyen olarak algılıyorsa, ben bunu değiştiremem, ben bunu yapamam, ya da ben bu sorunu çözemem diye düşünürse stresle baş etmesi çok daha zor oluyor.
Düşüncelerin, durumların belirsizliği de çok önemli.
Geçecek miyim kalacak mıyım işe alınacak mıyım alınamayacak mıyım gibi belirsizliksizlikler çok daha fazla strese yol açıyor.
Çok büyük bir travmatik olay yerine günlük yaşadığımız stresler zaman içinde birikiyor.
Ve bu birikici etki bizim kendimizi daha sıkıntılı, gergin hissetmemize, mutsuz hissetmemize neden olabiliyor.
Bazen de bu küçük yaşam olayları rutine biniyor, çözemiyoruz.
Bunlar yıllar içerisinde kronikleşiyor. Kronik stresler daha çok hastalıklarla ilişkili.
Hipertansiyon gibi, diyabet gibi, daha fazla sigara kullanımı gibi kalp damar hastalıkları gibi hastalıklarla ilişkili oldukları bulunmuş.
 Bu yüzden streslerle baş edebilmek, bu streslerin kronik halden çıkması son derece önemli.
Kişinin problem çözme becerilerinin gelişmesi gerekmektedir.
Eğer gelişirse bu küçük küçük olan stresler birikmez çözülür ve kişi bu gününden daha büyük zevk almaya başlar.''
Mirastan feragat

Av.
Bedrettin Canbolat

Yayından:

''Mirastan feragat sözleşmesi resmi bir sözleşmedir. Resmi sözleşmelerde noterde yapılır.
Feragat sözleşmesi dediğimiz mirastan vazgeçme sözleşmesini, mirası bırakacak kişi ve alacak kişi noterde iki şahit huzurunda birlikte yapacaklar.

Noterlere gidildiğinde 18 yaşın üzerindeyseniz sizin yetkiniz var demektir.
Noterler orada işlem yapacak kişiye önce bir bakıyorlar, aklı başında mı, ne dediğini biliyor mu diye.
Eğer ki noterler bir tereddüt yaşarsa, kişinin akli dengesinde bir bozukluk hissederse, kişinin doktora gidip hukuki ehliyete haizdir diye bir rapor almasını istiyor.

Yapılan feragat sözleşmesi daha sonra istenilirse fes edilebilir.
Sözleşmeyi fes etmek için mirası bırakacak kişi ve alacak kişi notere beraber gitmelidirler.
Tek taraflı sözleşme fes edilmez.

Mirasın reddi ile mirastan feragat sözleşmesi arasında fark vardır.
Mirastan feragat sözleşmesi sağ olan iki kişi arasında yapılır.
Mirasın reddi ise kişi öldükten sonra geride ki mirasçının mirası reddetmesidir.''


 Bedrettin Canbolat'ı dinle

5.12.2012

Dünya Hali - 05 Aralık 2012


Türkçe konuşmaya yasak getirilebilir mi?
Hollanda ve Almanya’da okullarda göçmen kökenli öğrencilerin Türkçe konuşması önünde engel var mı?
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve dil hakları
UNESCO dil hakları
Anadili öğreniminin önüne çıkarılan engeller
Sivil toplum kuruluşları neler yapmalı?


Prof. Dr. Leyla Uzun/Almanya
Ankara Üniversitesi
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi
Dil bilim Bölümü Öğretim üyesi

Doç. Dr. Kutlay Yağmur/Hollanda
Tilburg Üniversitesi
Dilbilim Bölümü
Öğretim Üyesi

Dr. Can Ünver
Türksam Göç Araştırmaları Enstitüsü Başkanı


Yayından:
''Maalesef san 10-12 yıldır Hollanda’da okul sınırları içerisinde çocukların ana dillerinde konuşmasına izin verilmiyor.

Bir çocuğun teneffüste Türkçe konuştu diye okuldan atılması kabul edilebilir bir durum değil elbette.
Dil yasağı da kabul edilebilir bir durum değil.

Dil yasağı çok yaygın.
Fransa, İspanya son dönemlerde Almanya, Danimarka, Hollanda bu işin başını çekmekteler.
Eğer çocuk Almanca-İngilizce konuşuyorsa hiç sorun yok, bu çok iyi bir iki dillilik.
Hatta çocuk Almanca-İngilizce-Fransızca konuşuyorsa mükemmel, çok zeki bir çocuk.
Ama bizim çocuklarımız için bakıldığı zaman Alman zihniyeti Hollanda zihniyeti bunu yanlış algılıyor.
iki dilliliğin ilkelerinin, prensiplerinin, her dil için geçerli olduğunu algılayamıyorlar ya da algıladıkları halde iyi niyetli olmadıklarından dolayı böyle bir yasak getiriyorlar.
İngilizce-Almanca iki dilliliği neyse Türkçe-Hollandaca iki dilliliği de aynıdır.

Ana dile konulan yasak her açıdan engelleyici bir şey.
Bu yasağın konulması doğal olanın dışında.
Geçek bu kadar açık olmasına rağmen gerçeği kabul edecek kadar gerçek insan yok ortada.
Bu konu ile mücadele etmek gerçekten çok zor.
Bu sıkıntıyla baş etmek zaman alacaktır ama yılmadan mücadeleye devam etmek gerekmektedir. ''


 Leyla Uzun, Kutlay Yağmur ve Can Ünver'i dinle 1.Bölüm Süre:26'30"
 Leyla Uzun, Kutlay Yağmur ve Can Ünver'i dinle 2. Bölüm Süre:18'30"

3.12.2012

Dünya Hali - 03 Aralık 2012


Avrupa’da Türkçe yayınlar ve 29 Ekim 2012 tarihinde yayın hayatına başlayan Avrupa Gün gazetesi

Türkçe yayın ihtiyacı
Türkçe haber kaynakları
Okuyucu kitlesinin özellikleri
Yayın organları nasıl ayakta duruyor?
Daha fazla okura ulaşmak için ne yapmak gerekiyor?

Osman Çutsay
Avrupa Gün Sorumlu Yönetmeni

Mete Atay /Bonn
Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu Onursal Başkanı

Yayından:
''Konumuz son 40 yılda Avrupa’nın yerleşik dillerinden biri haline gelen Türkçe.
Sadece Batı Avrupa’da 5 milyonun üzerinde Türkçe konuşan insan yaşıyor.   Bu varsa o zaman Türkçe medyanın da olması lazım.
Bizim çıkışımızı bir tür gazetecilerin sivil dayanışması ve bir tür sivil toplum hareketi, bir tür yurttaş hareketi, yurttaş girişimi olarak görmek lazım. Mesele şu. İçinde yaşadığımız bu toplumu, bu dünyayı biz yeniden bir basın olarak üretebiliyor muyuz?
ikincisi bizi çok ilgilendiren şeyler var, çok fazla ilgilendiren şeyler var. Bu ülkede 2000 ile 2006 yılları arasında 8 tane Türk esnaf öldürüldü. Bu korkunç bir şey. Bu seri cinayetlerle ilgili yeterince olayın üzerine gidildiğini söylememiz mümkün değil. Türk basını bu konularla pek ilgilenmiyor. Biz bunların üzerine gidilmesi gerektiğini, işi bizim araştırmamız gerektiğini ileri süren bir grup insanız ve çoğalacağımızı düşünüyoruz.
Türkiye kaynaklı olmayan tamamen Avrupa çıkışlı bir günlük gazete yayınlanamıyor. Çünkü bunun önünde görülmeyen birçok çeşitli engeller var. Somut bir neden söyleyecek olursak; 90’lı yıllarda uydu antenleri çıktıktan sonra Avrupa’ya bütün Türkiye’de ki televizyonlar yayın yapmaya başladılar. Almanya’da büyük bir panik yaşandı. Bizim çocuklarımız bizim insanlarımız Türkçe televizyon izliyor diye eleştirildi, artık bu insanlar Almanca konuşamaz diye suçlandı, işte bunlar artık kendi aralarında paralel bir toplum oluşturacaklar diye herkes toplum mühendisi kesildi.Buna bile tahammül edilemedi. Türkçeye ve onun kültürüne karşı çok büyük haksızlık yapılıyor. Okullarda, iş yerlerinde Türkçe konuşma engellenmeye çalışılıyor Maalesef bu Temel hak ve özgürlük olarak görülmüyor. Artık Türkçenin öğrenilmesi,  konuşulması, öğretilmesi, yayılması bir hak olarak görülmeli.''
 Osman Çutsay ve Mete Atay'ı dinle

Medyanın topluma karşı sorumlulukları

 Hürriyet Avrupa ve sosyal sorumluluk örnekleri
“Aile içi şiddete son” kampanyası
Göçmen Gençlerin istihdamına yönelik kampanya

Ayhan Can
Hürriyet Avrupa Yazarı

Yayından:
''Hürriyet Avrupa'nın yurt dışında yürüttüğü Aile İçi Şiddete Son isimli bir kampanyası var.
2005 yılı mayıs ayında bu kampanyanın startını verdik. Bu yılda 7. Yılını doldurdu kampanyamız.
Çok yararlı çalışmalar yaptık. Birçok broşür ve kitap bastırdık.
Amacımız tabi toplumu aile içi şiddet konusunda uyarmak, duyarlılığı arttırmak ve netice itibari ile şiddete dur demek.
Bu kampanya çalışmalarımızın en önemli ayağı 2 dilde hizmet veren Alo Yardım Hattı’dır
7 yılda hattımıza başvuranların sayısı 2000’nin üzerinde. Yaklaşık 3200 görüşme yapıldı.
Bir çok olayda da burada ki arkadaşlarımız polis ile iş birliği yaparak mağdur durumda olan, şiddet gören kadınlarımıza, insanlarımıza yardımda bulunabildi. Yani Yardım eli uzatabildik.''

 Ayhan Can ve Mete Atay'ı dinle